Partisinin kongre merkezinde gerçekleştirilen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerine ana muhalefeti hedef alarak başladı. Erdoğan, “Siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır” ifadelerini kullanırken, Türkiye’nin en büyük şansının AK Parti ve Cumhur İttifakı olduğunu savundu. Muhalefetin “şiddet dozu artan propagandasına rağmen” partisinin çekim merkezi olmayı sürdürdüğünü söyleyen Erdoğan, AK Parti’yi “Türkiye’nin en kurumsal, en büyük siyasi hareketi” olarak tanımladı; Cumhur İttifakı’nı ise “milletimizin dirlik ve birliğinin en sağlam güvencesi” sözleriyle anlattı.
“Siyasetin Merkezi Cumhur İttifakı’dır”
Erdoğan, Türkiye’nin doğal afetlerden savaşlara kadar “en zorlu badirelerin üstesinden alnının akıyla geldiğini” belirterek, “dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkeze alan dış siyaset” vurgusu yaptı. Son yıllarda uluslararası siyasette “bir Türkiye rüzgarı estiğini” ifade eden Erdoğan, “Türkiye’nin ne diyeceği dikkatle takip ediliyor” sözleriyle ülkenin “gündemi belirlenen ülke değil, gündem belirleyen ülke” konumuna geldiğini dile getirdi.
Erdoğan konuşmasında, AK Parti’yi “kadro hareketi” ve “dava hareketi” olarak nitelendirerek, teşkilat mensuplarına yönelik mesajını da öne çıkardı. “Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu son derece stratejik bir vazife üstlenmektedir” diyen Erdoğan, asıl meselenin “elinden gelenin en iyisini yapmak” ve “makamların hakkını verebilmek” olduğunu söyledi.
TBMM’deki Yemin Töreni ve Yumruklu Kavga Yorumu “Eşkıyalık Ve Zorbalık”
Erdoğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Meclis’teki yemin töreni sırasında protesto edilmesine ve devamında yaşanan gerginliğe de değindi. Ana muhalefeti “eşkıyalık ve zorbalık” sergilemekle suçlayan Erdoğan, “Bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı milletin kürsüsünü işgal dahil sergilediler” ifadesini kullandı. Bu bölümde Erdoğan’ın sözleri, TBMM’de yaşanan tartışma ve kavganın siyasi gündemdeki yerini daha da büyüttü.
Erdoğan, “Bu gidişi durdurmaya gücünüz yetmez Özgür” sözleriyle tepkisini sürdürürken, yaşananlara ilişkin “Yeminler bitti mi, bitti. Ne oldu, rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı, olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok” değerlendirmesini yaptı. Ana muhalefet için “Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler, iliklerine kadar işlemiş” diyen Erdoğan, Genel Kurul’da sergilenen tavrın “çirkin ve çirkef siyaset” olduğunu savundu.
Erdoğan, TBMM’ye ilişkin eleştirisini ise şu sözlerle genişletti: “TBMM sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız eylem alanı mıdır? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşüreceksiniz? Meclis’in vakarına zarar veren, aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını reddediyorum.”
Konuşmasının dikkat çeken başlıklarından biri de teşkilata verdiği mesaj oldu. Erdoğan, millete hizmet yolunda “rehavete yer olmadığını” vurgulayarak, “Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz” dedi. Ardından teşkilat mensuplarına seslenen Erdoğan, ana kademe, kadın kolları ve gençlik yapılanmasına yönelik çağrısını net bir talimatla ifade etti: “Yoksul mahallelerin sessiz sakinlerini ziyaret etmenizi, benim selamımı götürerek her bir kardeşimle yakından ilgilenmenizi, onlarla hemhal ve hemdert olmanızı rica ediyorum.”
Bu bölümde Erdoğan, siyasetin sahada, özellikle de dar gelirli ve yoksul mahalleler olarak tarif ettiği bölgelerde kurulması gerektiği mesajını öne çıkarırken, teşkilata “her bir kardeşimle yakından ilgilenin” vurgusunu yineledi.
Erdoğan, konuşmasında deprem bölgesine ilişkin bir değerlendirmeye de yer verdi. “Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet, bugün çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor” diyen Erdoğan, bu sözleriyle muhalefeti hedef aldı.
Belediyecilik tartışmasını İstanbul örneği üzerinden sürdüren Erdoğan, “Ey CHP biz sizin evvelinizi çok iyi biliriz” ifadesini kullandı ve geçmişe dönük şu sözleri dile getirdi: “İstanbul’u çöp-çukur-çamur bataklığından devralan bir belediye başkanıydım. İstanbul’u bu halde devraldık, İstanbul’a suyu biz getirdik.”
Erdoğan, ana muhalefete yönelik eleştirilerini “CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyetine bir kez daha şahit olduk” sözleriyle sürdürdü. Meclis’teki yemin töreni gerilimi üzerinden muhalefeti hedef alan Erdoğan, “Yeni Bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı milletin kürsüsünü işgal dahil sergilediler” ifadesini tekrar ederek, yaşananların “demokratik anlayışla bağdaşmadığını” savundu.






