AK Parti kurucularından eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, eski DEP Milletvekili Selim Sadak’ın vefatına ilişkin yaptığı paylaşımda, Kürt sorunu başlığına uzanan kapsamlı bir değerlendirmeye yer verdi. Sadak’ın sürgünde bulunduğu Almanya’da hayatını kaybetmesine dikkat çeken Arınç, siyasî düşünceleri, fikirleri ve eylemleri sebebiyle suçlanan birçok insanın yurtdışında bulunduğunu, birçoğunun da yurtdışına çıkmak zorunda kalacağını ifade etti. Paylaşım, “Terörsüz Türkiye” adı verilen süreç, umut hakkı ve AİHM kararlarının uygulanması vurgusu nedeniyle kısa sürede geniş yankı uyandırdı.
“Terörsüz Türkiye” Sürecinde Af ve Umut Hakkı Vurgusu
Arınç, siyasî suçlardan yargılanan isimler için yapılacak en doğru ve hayırlı işin, terörsüz Türkiye hedefine giderken af ve umut hakkı dahil olmak üzere AİHM kararlarının uygulanması gibi bütün seçeneklerin değerlendirilmesi olduğunu belirtti. Özellikle siyasî suçların affının, Arınç’a göre, toplumsal barışa giden yolu açmak adına önemli bir adım olabileceği vurgulandı. Paylaşımın bu bölümü, “Kürt sorunu” tartışmalarında hem hukuki başlıkları hem de toplumsal boyutu aynı çerçevede ele aldığı gerekçesiyle dikkat çekti.
Erdoğan ve Bahçeli Vurgusu
Bülent Arınç, değerlendirmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve Devlet Bahçeli’nin işbirliği ile açılan yolda, Suriye’deki gelişmeleri “fevkalade olumlu” bulduğunu dile getirdi. Ancak aynı cümlede önemli bir itirazı da kayda geçiren Arınç, Kürtlerin duyarlılıklarını dikkate almadan atılan adımları doğru bulmadığını, “aşağılayıcı ve düşmanca bir dil” kullanılmasını da doğru görmediğini söyledi. Bu çıkış, “Terörsüz Türkiye” sürecinin ilerleyişine dair kullanılan üslup ve yaklaşım tartışmalarını yeniden öne taşıdı.

“Empati Yaparsak Yanlışlığı Anlayabiliriz”
Arınç, Kürtlerin “aldatılmış ve haksızlığa uğramış bir toplum” olduğunu belirterek empati çağrısı yaptı. “Onları anlamak için bugün yapılacak en doğru iş, empati yapmaktır” ifadesini kullanan Arınç, empati vurgusunu somut örneklerle genişletti. Buna göre, kendimizi onların yerine koyduğumuz takdirde annelerin çocukların saçlarını örmesinin terör örgütü propagandası sayılması gibi bir “saçmalık”tan uzaklaşılabileceğini savundu.
Arınç ayrıca, CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında verilen hapis cezasına da değinerek, empati yapıldığı takdirde bu karardaki yanlışlığın da anlaşılabileceğini söyledi. Paylaşımının devamında Arınç, “50 yıllık karanlık bir dönemi, bir fecaat dönemini kapatırken bunlara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum” ifadesiyle, sürecin dili ve yaklaşımında empatiyi merkez alan bir çizginin önemine işaret etti.
Arınç’ın sosyal medya paylaşımında dikkat çeken bir diğer başlık da, eski DEP Milletvekili Selim Sadak’ın vefatının “sürgün” vurgusuyla anılması oldu. Sadak’ın Almanya’da hayatını kaybettiğini hatırlatan Arınç, siyasî düşünceleri ve eylemleri nedeniyle suçlanan birçok insanın yurtdışında bulunduğunu, birçoğunun da yurtdışına çıkmak zorunda kalacağını ifade etti.
Toplumsal Barış, Dil ve Duyarlılık Başlıkları Aynı Metinde
Bülent Arınç’ın değerlendirmesinde, “toplumsal barış” hedefi ile “Kürtlerin duyarlılıkları” vurgusu aynı düzlemde buluştu. Arınç, bir yandan “Terörsüz Türkiye” hedefine giden yolda hukuki seçeneklerin ele alınması gerektiğini söylerken, diğer yandan bu süreçte kullanılan dilin ve yaklaşımın da belirleyici olacağını dile getirdi.







