Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bayburt’ta düzenlenen iftar programında 17’nci Komando Tugayı Komutan Yardımcılığı’nda Mehmetçikler, şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi. Programa Salih Ayhan da katıldı. Güler, konuşmasında Bayburt’un düşman işgalinden kurtuluş yıl dönümünün büyük bir gururla kutlandığını vurguladı.
İftar programında yaptığı değerlendirmelerde yalnızca buluşmanın anlamına değil, aynı zamanda devam eden “Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Güler, sürecin kalıcı bir biçimde başarıya ulaşmasına ilişkin devletin yaklaşımını net ifadelerle ortaya koydu. Bakan Güler, bu süreçte terör örgütünün silahlarını teslim etmesi, tüm uzantılarıyla birlikte verilen taahhütlere eksiksiz uyması gerektiğini söyledi.
Yaşar Güler, devam eden “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmesinde, kalıcı başarının temel şartını açık biçimde ifade etti. Güler, bu sürecin başarıya ulaşmasının ancak terör örgütünün silahlarını bir an önce teslim ederek tüm uzantılarıyla birlikte taahhütlere eksiksiz biçimde uymasına bağlı olduğunu belirtirken, bu konuda devletin duruşunun net olduğunu ve hiçbir tereddüde yer bulunmadığını söyledi.
Bakan Güler’in açıklamalarında, sürece ilişkin destek mesajı ile sahadaki tedbir ve planlamaların aynı anda sürdürüldüğü vurgusu da öne çıktı. Güler, süreci ilk günden itibaren devletin ve ülkenin bekası ile çıkarları doğrultusunda samimiyetle desteklediklerini, ancak tüm gelişmelere karşı planlı faaliyetlerin sürdürüldüğünü, tedbirlerin kararlılıkla alınmaya devam edildiğini ifade etti.
“Tarihi Bir Sorumluluk Olarak Önümüzde Duruyor”
Bakan Güler, konuşmasında kahraman ordunun son yıllarda icra ettiği başarılı operasyonlarla terör örgütüne büyük darbeler vurduğunu ve terörü bitirme noktasına getirdiğini söyledi. İçinde bulunulan kaotik ortam dikkate alındığında, terörün tamamen ortadan kaldırılmasının yalnızca bir güvenlik meselesi olmadığını belirten Güler, bunun aynı zamanda “tarihî bir sorumluluk” olarak önlerinde durduğunu ifade etti.
Bu tablo karşısında yürütülen mücadeledeki kararlılıkla birlikte, toplumsal dayanışmanın ve kardeşliğin tahkim edilmesini sağlayacak güçlü bir iradenin ortaya konulmasının her zamankinden daha önemli hale geldiğini söyleyen Güler, bu çerçevede devletin, Cumhurbaşkanı’nın vizyoner liderliğinde, terörle mücadelede kaydedilen ciddi aşamayı dikkate alarak millî birlik ve kardeşliği güçlendirmek ve terörü tamamıyla sona erdirmek için “Terörsüz Türkiye” sürecini başlattığını dile getirdi.
Şehitler ve Gazilerin Fedakârlığına Vurgu
Güler, özellikle aziz şehitler ve kahraman gazilerin emsalsiz fedakârlıkları sayesinde terörle mücadelede elde edilen başarıların, “Terörsüz Türkiye” yolculuğunu daha gerçekçi ve ulaşılabilir bir hedef haline getirdiğini belirtti. Konuşmasında, bugün gelinen noktada elde edilen kazanımların temelinde bu fedakârlıkların bulunduğuna dikkat çekti.
“Örgüt Silahlarını Bir An Önce Teslim Etmeli”
Sürecin Kalıcı Başarısı İçin Şartlar Açıklandı
Bakan Güler, konuşmasının en dikkat çeken bölümünde, “Bu sürecin kalıcı başarıya ulaşması ise ancak terör örgütünün silahlarını bir an önce teslim ederek tüm uzantılarıyla birlikte taahhütlere eksiksiz biçimde uymasına bağlıdır” ifadelerini kullandı. Bu cümleyle birlikte, “Terörsüz Türkiye” sürecine dair beklentinin ve devletin yaklaşımının açık biçimde ortaya konulduğu görüldü.
Güler, bu konuda devletin duruşunun net olduğunu ve hiçbir tereddüde yer olmadığını vurgularken, kendilerinin de bu süreci ilk günden itibaren devletin ve ülkenin bekası ile çıkarları doğrultusunda samimiyetle desteklediklerini söyledi. Aynı zamanda tüm gelişmelere karşı planlı faaliyetlerin sürdürüldüğünü, tedbirlerin her zamanki kararlılıkla alındığını ve alınmaya devam edileceğini belirtti.
Bakan Güler, “Bu tarihî süreç bir yandan birlik ve beraberliğimizi daha da pekiştirmeyi amaçlarken aynı zamanda gelecek nesillerin güvenlik ve huzuru içindir” diyerek sürecin hedefini yalnızca bugüne değil, gelecek nesillere uzanan bir çerçevede tanımladı. Güler, bu süreçte atılan ve atılacak tüm adımların şehitlerin aziz hatırasına kesinlikle leke düşürmeyecek, gazilerin onuruna ve emeklerine asla zarar vermeyecek nitelikte olduğunu ifade etti.
Konuşmasında, “Bu yolda hiçbir taviz ve pazarlık yoktur, olmamıştır” diyen Güler, milletin birliğini, kardeşliğini ve güvenliğini zedeleyecek hiçbir adımın atılmadığını, bundan sonra da atılmayacağını söyledi. Bu ifadelerle birlikte, süreçteki temel yaklaşımın birlik, güvenlik ve kararlılık ekseninde sürdürüldüğü mesajı verildi.
Bakan Güler, konuşmasının devamında yegâne amaçlarının artık evlatların yitirilmediği, kanın ve gözyaşının sona erdiği, ayrılık tohumlarının kökünden söküldüğü, çocukların yalnızca barış ve kardeşlik ortamında büyüdüğü bir geleceği inşa etmek olduğunu dile getirdi. Böylece iftar programındaki konuşmasında hem terörle mücadele başlığındaki kararlılık hem de gelecek nesillerin güvenlik ve huzuru vurgusu birlikte öne çıktı.






