AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MKYK toplantısı sonrası yaptığı değerlendirmede, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci kapsamında PKK’nin “tüm şube, uzantı ve illegal yapılarıyla” kendini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğini söyledi. Çelik, Suriye başlığında ise Kürtlerin “terör vesayeti”nden kurtulmasının önemine işaret ederek, hiçbir terör örgütünün hangi adı kullanırsa kullansın bölgede var olmaması gerektiğini vurguladı.
Ömer Çelik’ten MKYK Sonrası PKK Mesajı
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik’in açıklamalarında iki başlık öne çıktı: terörle mücadele ve Suriye. Çelik, “terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci” kapsamında net ifadeler kullandıklarını belirterek, PKK’nin “bütün şube, uzantı ve illegal yapılarıyla” kendisini feshetmesi ve silah bırakması gerektiğini dile getirdi; bu çerçevede örgütün İran, Suriye, Irak ve Avrupa’daki yapılanmalarının da bu kapsamın içinde olduğuna dikkat çekti. Çelik, yöntemlerin sahaya göre değişebileceğini de ifade ederek, Irak’ta farklı, Suriye’de farklı bir yöntemin söz konusu olabileceğini söyledi.
“PKK Tüm Şube, Uzantı ve Illegal Yapılarıyla Feshedilmeli”
Çelik, PKK’nin yalnızca tek bir başlık altında değil, “tüm uzantılarıyla” ele alınması gerektiğini vurgularken, sürecin hedefinin terör örgütlerinin bölgedeki etkisinin son bulması olduğunu belirtti. Açıklamalarında, “Suriye’de Kürtler, terör vesayetinden kurtulmalı” sözünü öne çıkaran Çelik, bu yaklaşımın hem Suriye’de kan dökülmemesi hem de sahadaki dengelerin terör örgütlerinin gölgesinde şekillenmemesi açısından önemli olduğunu ifade etti.
Çelik’in değerlendirmelerinde Suriye’deki Kürtlerin durumuna yönelik vurgu dikkat çekti. Çelik, Kürtlerin haklarının güvenceye alınmasının önemine işaret ederken, aynı zamanda Suriye’nin birliği ve bütünlüğüne zarar veren terör gruplarının ortadan kalkması gerektiğini dile getirdi. Bu çerçevede, terör örgütlerinin bölgede “alan kapama”, “vesayet kurma” ve “diktatörlük benzeri düzenler oluşturma” eğilimlerine ilişkin uyarıları uzun süredir dile getirdiklerini söyledi.
Suriye’de “Tek Suriye Tek Ordu”
Çelik, Suriye başlığında çözümün “tek Suriye tek Ordu” ilkesi çerçevesinde şekillenmesi gerektiğini ifade etti. Bu modelin, sahadaki tüm grupların haklarının garanti altına alınacağı bir çerçeveye işaret ettiğini belirten Çelik, Esad dönemi zulmü sonrasında bütün Suriyelilerin ülkenin yeniden inşasında “özne” olarak yer alması gerektiğini söyledi. Çelik’e göre, hiçbir kesim dışlanmadan, Suriye’de yaşayan herkesin geleceğe dair söz sahibi olacağı bir tablo hedeflenmeli; mezhep ve etnik gruplar, tek bir Suriye’nin “onurlu ve eşit parçaları” olarak görülebilmeli.
Esad Dönemi Sonrası “Kimsenin Dışlanmaması”
Çelik, açıklamasında, Suriye’deki mezhep ve etnik grupların tamamının, ülkenin geleceğinde söz sahibi olması gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşımı, “Suriye’de herkesin kazandığı” bir denge olarak tarif eden Çelik, hedefin, hakların güvence altında olduğu ve kimsenin dışlanmadığı bir siyasi zeminin oluşması gerektiği mesajını verdi.
DEAŞ’la Mücadele Vurgusu
Çelik’in açıklamalarında bir diğer başlık da DEAŞ oldu. Çelik, Suriye’de DEAŞ’a dönük mücadelenin kesintisiz şekilde sürmesi gerektiğine dikkat çekerek, hangi isimle hareket ederse etsin hiçbir terör örgütünün bölgede varlık göstermemesi gerektiğini söyledi. Bu çerçevede, uyarılarını “net” biçimde yaptıklarını ifade eden Çelik, terör örgütlerinin isim değiştirerek veya farklı başlıklar altında varlık sürdürmesine karşı tavrını ortaya koydu.
10 Mart Mutabakatı ve SDG’nin Entegrasyonu
Çelik, 10 Mart mutabakatı başlığına da değinerek, bunun Suriye açısından iki noktada öne çıktığını söyledi: Bir yandan kan dökülmemesi, diğer yandan Kürt kardeşlerin haklarının güvence altına alınması ve terör vesayetinden kurtulması. Çelik, aynı zamanda Suriye’nin birliğine ve bütünlüğüne zarar veren terör gruplarının ortadan kalkması gerektiğini vurguladı. Bu çerçevede, sahada çözümün çatışmasız şekilde ilerleyebilmesi için bir yol tarif eden Çelik, SDG içindeki yapıların terörle bağının kopması gerektiğini belirtti.
SDG İçindeki Suriyeli Olmayan PKK’lılar
Çelik’in ifadelerine göre, SDG içinde yer alan “Suriyeli olmayan PKK’lılar”dan arınma, terör faaliyetlerinden vazgeçilmesi ve sahadaki unsurların farklı bir zemine yönelmesi halinde, sürecin çatışmasız şekilde çözülebileceği bir tablo ortaya çıkacak. Çelik, bu noktada, terör faaliyetlerinden uzaklaşılması ve yapıların dönüşümüyle birlikte çözümün daha hızlı sağlanabileceğine işaret etti.
Çelik, SDG unsurlarının bireysel olarak Suriye Ordusu’nun parçası olup entegrasyona yönelmesi halinde, esasen tüm bu başlıkların “çatışmasız şekilde” çözülebileceğini belirtti. Bu yaklaşımın, tek Suriye tek Ordu ilkesine dayalı bir entegrasyon fikriyle birlikte anıldığını dile getiren Çelik, mesajlarını PKK’nin tüm yapılanmalarıyla silah bırakması gerektiği vurgusuyla yineledi; Suriye’de terör örgütlerinin varlığına karşı net bir duruş sergiledi.






