ABD merkezli küresel savunma yayın organı The Defense Post’ta yayımlanan analizler, Türkiye’nin savunma ve havacılık ihracatı performansında 2025 yılında tarihi bir sıçrama yaşandığını ortaya koydu. Analizlere göre Türkiye, 2025’te 10 milyar doları aşan ihracat hacmine ulaşırken, bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 artış kaydetti. Değerlendirmelerde, Türkiye’nin Avrupa, NATO ve Asya-Pasifik savunma pazarlarında daha kalıcı bir aktör haline geldiği vurgulandı.
The Defense Post Analizlerinde Öne Çıkan Başlıklar
Yayın organında yer alan analizlerde, Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayii alanında küresel ölçekte daha görünür bir konumlanma sürecine girdiği ifade edildi. 2025 yılıyla birlikte savunma ihracatı ivmesinin güçlendiğine dikkat çekilirken; Portekiz, İspanya ve Romanya gibi Avrupa ülkeleriyle imzalanan askeri projelerin yanı sıra yerli üretim hamleleri, yeni nesil savunma sistemleri ve Japonya ile gelişen savunma diplomasisi başlıklarının Türkiye’yi küresel savunma tedarik zincirinde uzun vadeli bir aktör konumuna taşıdığına işaret edildi.
NATO Ve Avrupa Pazarında Pay Yüzde 56’ya Ulaştı
Analizlerde paylaşılan bilgilere göre, 2025 yılında Türkiye’nin savunma ihracatının yaklaşık yüzde 56’sı Avrupa ülkeleri, NATO üyeleri ve ABD pazarlarına gerçekleştirildi. Toplamda 10 milyar dolarlık ihracatın 9,8 milyar doları savunma ürünleri kaleminden oluşurken, 184 milyon doları ise hizmet kalemlerine yazıldı. Yılın genel performansında Aralık ayı belirleyici bir eşik olarak öne çıktı; Aralık ayında tek başına 2,5 milyar doları aşan ihracat kaydedildiği aktarıldı.
Portekiz, İspanya Ve Romanya İmzaladığı Projelerle Dikkat Çekti
The Defense Post analizlerinde, Türkiye’nin Avrupa savunma pazarındaki konumunu güçlendiren sözleşmelere de yer verildi. Bu çerçevede Portekiz Donanması için askeri gemi projeleri, İspanya için HÜRJET eğitim uçakları ve Romanya için açık deniz karakol gemileri gibi anlaşmaların, Türkiye’nin Avrupa ve NATO eksenli pazarlardaki görünürlüğünü artırdığı ifade edildi.
Üretim Ve Teknoloji Hamlesi İhracat Artışının Temel Unsuru Olarak Gösterildi
ABD’li savunma analistlerinin değerlendirmelerine göre, 2025’teki ihracat artışının temel başlıklarından biri yerli üretim kapasitesine yapılan yatırımlar oldu. Bu kapsamda Makine ve Kimya Endüstrisi tarafından tanıtılan 130 mm’lik BALKIN füzesi örnek gösterilirken, sistemin radar güdümlü tehditlere karşı geliştirilen yeni nesil bir deniz savunma çözümü sunduğu vurgulandı. Aynı dönemde Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda Türkiye’nin ilk yerli denizaltısının inşasına başlanması ve “Çelik Kubbe” çok katmanlı hava savunma sistemi kapsamında yaklaşık 6,5 milyar dolarlık sözleşmelerin imzalanması da, dışa bağımlılığı azaltma ve savunma ihracatı hedefini destekleyen gelişmeler arasında sıralandı.
BALKIN, Yerli Denizaltı ve Çelik Kubbe Başlıkları Analizlerde Öne Çıktı
Analizlerde, BALKIN ile yeni nesil deniz savunma kapasitesine işaret edilirken; yerli denizaltı hamlesinin üretim altyapısında kritik bir adım olarak konumlandığı aktarıldı. Ayrıca Çelik Kubbe kapsamında imzalanan 6,5 milyar dolarlık sözleşmelerin, çok katmanlı hava savunma teknolojileri yönünde yürüyen programlara dikkat çeken önemli bir gösterge olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Asya-Pasifik Açılımı Ve Japonya İle Savunma Diplomasisi
The Defense Post’ta yer alan ikinci analizde, Türkiye’nin Asya-Pasifik bölgesine yönelik savunma diplomasisi mercek altına alındı. Analizde, Türkiye ile Japonya arasındaki savunma sanayii iş birliğinin “stratejik” seviyeye çıkabileceği değerlendirmesine yer verilirken, Japonya’nın Türk insansız hava araçlarını incelemeye aldığı belirtildi. Bu kapsamda ANKA, Bayraktar TB2 ve TB3 sistemlerinin Tokyo’nun savunma planlamasında gündeme geldiği aktarılırken; iki ülke arasında deniz güvenliği, insansız sistemler, eğitim ve hava savunma teknolojileri başlıklarında temasların sürdüğü kaydedildi.
Analizde paylaşılan değerlendirmelere göre, Türkiye’nin insansız sistemler alanındaki ürünleri Japonya tarafında inceleme ve değerlendirme başlıkları arasında yer aldı. ANKA, Bayraktar TB2 ve TB3 sistemlerinin, Tokyo’nun savunma planlamasında gündeme geldiği belirtilirken, görüşmelerin deniz güvenliği, hava savunma teknolojileri ve eğitim alanlarına yayıldığı ifade edildi.
Aynı analizde, Mart ayında bir Türk savunma heyetinin Tokyo’ya yapacağı ziyaretin, iki ülke arasında daha güçlü bir iş birliği anlaşmasının önünü açabileceği kaydedildi. Temasların sürdüğü başlıklar, insansız sistemler, deniz güvenliği, eğitim ve hava savunma teknolojileri olarak sıralandı.






