Suriye sahasında uzun süredir devam eden belirsizlik yerini somut normalleşme adımlarına bırakırken, terör örgütü YPG’nin Şam yönetimine entegre edilmesi ve tasfiye süreciyle birlikte bölgedeki dengeler tamamen değişiyor. Suriye İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamalar, bölgedeki ekonomik ve stratejik düğüm noktalarının yeniden çözüleceğine işaret ediyor. Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin Baba, hükümet ile YPG arasında varılan mutabakatın uygulama safhasının son derece olumlu bir seyir izlediğini vurgulayarak, Suriye ile Türkiye ve Irak arasındaki kritik sınır kapılarının yanı sıra bölgedeki hayati öneme sahip petrol sahalarının da çok yakın bir zaman dilimi içerisinde yeniden tam kapasiteyle faaliyete geçeceğini müjdeledi. Bu hamle, hem bölge halkının refahı hem de Suriye’nin genel ekonomik tablosu açısından tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Süreçle ilgili detayları paylaşan Sözcü Nureddin Baba, Haseke ilindeki İç Güvenlik Komutanı Albay Mervan Ali ve İçişleri Bakanlığı Özel Görevler Müdürü Albay Baraa Abdulrazzak ile gerçekleştirilen saha görüşmelerinin verimliliğine dikkat çekti. Görüşlerin büyük ölçüde örtüştüğünü ve ortak bir yol haritası üzerinde mutabık kalındığını belirten Baba, İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan İç Güvenlik Kuvvetleri’nin, Haseke ilindeki İç Güvenlik Komutanlığı’ndan başlayarak Kamışlı şehir merkezine doğru hızlı bir konuşlanma sürecine gireceğini ifade etti. Önümüzdeki günlerde dünya kamuoyuna çok daha kapsamlı ve olumlu adımların duyurulacağını müjdeleyen Bakanlık yetkilileri, bölgedeki istikrarın kalıcı hale getirilmesi için güvenlik mimarisinin yeniden inşa edildiğinin altını çizdi.
Kamışlı Havaalanı ve Stratejik Tesisler Devreye Giriyor
Suriye hükümet güçlerinin şehir merkezlerindeki ve stratejik noktalardaki varlığı güçlenirken, terör örgütünün sivillere yönelik gerçekleştirdiği hukuksuz alıkoyma ve tutuklama faaliyetlerine de sert bir dille değinildi. Nureddin Baba, hükümet güçlerinin şehre giriş yapması gerekçesiyle herhangi bir sivilin tutuklanmasını kesinlikle kabul etmediklerini ve bu tür vakaların yaşanmaması için SDG ile yürütülen iletişimin olumlu bir zeminde tutulduğunu aktardı. Bu duruş, bölgedeki geçiş sürecinin toplumsal bir gerginliğe yol açmadan, diplomatik ve güvenlik odaklı bir hassasiyetle yönetildiğini gösteriyor. Atılacak sonraki adımların takvimi ise oldukça yoğun; iç güvenlik güçlerinin Haseke genelindeki dağılımı tamamlandıktan sonra, bölgedeki stratejik ve hizmete yönelik tüm tesisler devlet eliyle devralınarak yeniden işlevsel hale getirilecek.
Bu kapsamda en dikkat çekici gelişmelerden biri de ulaşım ve enerji koridorlarında yaşanacak. Kamışlı Havaalanı ile birlikte Irak ve Türkiye sınır kapılarının eş zamanlı olarak yeniden faaliyete geçirilmesi planlanırken, bölgenin en büyük zenginliği olan petrol kuyuları da devlet kontrolünde üretime başlayacak. Petrol sahalarının yeniden devreye alınması, sadece Suriye’nin genel enerji ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayacak, aynı zamanda doğrudan Haseke halkına ekonomik fayda sağlayarak bölgede ciddi bir istihdam kapısı aralayacak. Sürecin zamanlamasına dair iyimser bir tablo çizen Baba, “Her geçen gün yeni bir olumlu gelişmeye uyanıyoruz. Kamışlı’daki güvenlik gücü dağılımı bugün itibarıyla planlanan seviyeye ulaştı. Hedefimiz, kısa süre içinde anlaşmanın tüm maddelerini eksiksiz bir şekilde hayata geçirmektir” diyerek kararlılık mesajı verdi.
Aynularap Hattında Engel Kalmadı
Sürecin en çok merak edilen noktalarından biri olan Aynularap (Kobani) konusunda da herhangi bir engel bulunmadığını net bir şekilde dile getiren Nureddin Baba, sahada bazen medyada veya halk arasında dolaşan nefret söylemlerinin güvenlik güçlerinin hareket kabiliyetini zorlaştırabildiğini, ancak iki taraf arasında en üst düzeyde uyum sağlandığını belirtti. Halkı çatışmalardan ve kaos ortamından uzak tutma iradesinin her türlü provokasyonun üzerinde olduğunu kaydeden Baba, Suriye’nin bütünlüğü ve kardeşliği üzerine duygusal bir vurgu yaparak sözlerini tamamladı: “Nihayetinde Suriye halkı kazanacaktır. Hepimiz biriz ve aynı toprakların evladıyız. Asıl hedefimiz; medeni, kalkınmış ve insan onuruna yakışır bir yaşam standardını bu ülkede yeniden tesis etmektir. Suriye halkı artık hak ettiği o büyük saygıyı ve huzur iklimini bizzat yaşayacaktır.”






