Küresel ticaret dünyasının gözü kulağı bir süredir Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen sıcak haberlere kilitlenmiş durumda. ABD Yüksek Mahkemesi tarafından alınan ve ek gümrük tarifelerinin yasal dayanağına ilişkin “yetki aşımı” vurgusu yapılan kritik kararın yankıları sürerken, Pekin yönetiminden Washington’a yönelik çok net bir çağrı geldi. Çin Ticaret Bakanlığı, uluslararası ticaret hukukunu ve ekonomi kurallarını sarsan bu gelişmenin ardından yaptığı resmi açıklamada, ticaret savaşlarının asla bir kazananı olmayacağının altını çizdi.
Dünya ekonomisini derinden etkileyen bu krizin fitili, ABD Yüksek Mahkemesi’nin, Başkan Donald Trump’ın Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası’na (IEEPA) dayanarak ticaret ortaklarına getirdiği ek gümrük tarifelerinin başkanlık yetkisi dışında olduğuna hükmetmesiyle ateşlendi. Mahkemenin bu tarihi kararı sonrası Çin Ticaret Bakanlığı, Washington yönetiminin uyguladığı tek taraflı tarifleri bir an önce iptal etmesi gerektiğini vurguladı. Yapılan kapsamlı açıklamada, Çin’in bugüne kadar tek taraflı tarifelerin her türlüsüne şiddetle karşı çıktığı hatırlatılırken, korumacılık politikasının küresel ekonomik sorunlara bir çare olamayacağı ve ticaret savaşlarının her iki tarafa da ağır zararlar verdiği gerçeği bir kez daha kamuoyuyla paylaşıldı.
Pekin’den gelen açıklamaların tonu, ABD’nin son dönemde attığı adımların hukuki boyutuna yönelik eleştirilerle daha da sertleşti. Çin Ticaret Bakanlığı, ABD’nin uyguladığı karşılıklı tarifeler, fentanil tarifeleri ve benzeri diğer tek taraflı tarife tedbirlerinin sadece uluslararası ekonomi ve ticaret kurallarını hiçe saymakla kalmadığını, aynı zamanda ABD’nin kendi ulusal yasalarını da açıkça ihlal ettiğini savundu. Bu tür agresif gümrük vergisi politikalarının hiçbir tarafın çıkarına hizmet etmediğini belirten yetkililer, Washington’ı rasyonel bir ticaret zeminine dönmeye ve tüm dünya genelindeki ticaret ortaklarına uyguladığı bu haksız kısıtlamaları kaldırmaya davet etti.
Öte yandan, Washington yönetiminin bu yargı kararını baypas etmek adına yeni stratejiler geliştirdiği iddiaları da gündemdeki yerini koruyor. Çin Ticaret Bakanlığı, ABD hükümetinin mevcut ek tarifeleri sürdürebilmek amacıyla ticaret soruşturmaları gibi çeşitli alternatif tedbirleri devreye sokma hazırlığında olduğunu gözlemlediklerini aktardı. Bu durumun küresel piyasalardaki belirsizliği artırdığı ifade edilirken, Çin tarafının süreci son derece yakından ve büyük bir titizlikle takip edeceği, kendi ulusal çıkarlarını korumak adına gerekli savunma mekanizmalarını kullanmaktan çekinmeyeceği vurgulandı.
Sürecin arka planına bakıldığında ise ABD Yüksek Mahkemesi’nin 20 Şubat tarihinde aldığı o kritik karar yatıyor. Mahkeme, Başkan Donald Trump tarafından yürürlüğe konulan tarifelerin hukuki zemini olan Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası’nın (IEEPA), Başkana doğrudan tarife koyma yetkisi tanımadığına kesin bir dille hükmetmişti. Ancak bu karar sonrası geri adım atmayan Trump, aynı gün içinde 1974 Ticaret Yasası’nın 122. Bölümü’ne sığınarak tüm dünya ülkelerine yüzde 10 oranında küresel gümrük vergisi getirilmesini öngören yeni bir kararnameyi imzaladı. Bununla da yetinmeyen Trump, 21 Şubat’ta yaptığı yeni bir duyuruyla, ithal ürünlere uygulanacak bu yüzde 10’luk küresel tarife oranının yüzde 15 seviyesine çıkarılacağını ilan ederek küresel ticaret savaşında tansiyonu en üst seviyeye taşıdı.






