Türk tiyatrosuna sayısız eser ve sanatçı kazandıran duayen isim Haldun Dormen’den acı haber geldi. 97 yaşındaki usta sanatçı, Ocak ayı başında rahatsızlanarak kaldırıldığı hastanede yaklaşık iki haftadır sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybetti.
Acı Haberi Oğlu Duyurdu
Haldun Dormen’in vefat haberini, oğlu Ömer Dormen sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaştı. Ömer Dormen, babasının kaybından duyduğu derin üzüntüyü dile getiren bir mesaj yayımladı ve sevenlerine başsağlığı diledi.
“Sevgili babam Haldun Dormen’i ebediyete uğurlamanın tarifsiz üzüntüsü içindeyim. Onu tanıyan, seven ve hayatına dokunduğu herkese başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun. Cenaze töreni ile ilgili bilgiler bilahare paylaşılacaktır.”
Sanatla Dolu Bir Ömür: Haldun Dormen Kimdir?
Haldun Dormen, 5 Nisan 1928’de Mersin’de dünyaya geldi, ancak henüz bir yaşına basmadan ailesiyle İstanbul Şişli’ye yerleşti. Babası Kıbrıslı iş insanı Sait Ömer Bey, annesi ise İstanbullu bir paşa kızı olan Nimet Rüştü Hanım’dı.
Ailesinin soyadı “Önder” iken babası bu soyadını iddialı bularak anlamı olmayan “Dormen” soyadını tercih etti. Sanatçı, sekiz yaşında geçirdiği talihsiz bir kaza sonucu sol ayağından kalıcı bir sakatlık yaşadı.
Sahneyle ilk kez Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisiyken tanıştı ve “Demirbank” adlı oyunda küçük bir rol aldı. Lise öğrenimini ise Robert Kolej’de tamamlayarak tiyatro tutkusunun peşinden gitmeye karar verdi.
Bir Ekolün Doğuşu: Dormen Tiyatrosu
Tiyatro eğitimini Amerika Birleşik Devletleri’ndeki prestijli Yale Üniversitesi’nde yüksek lisans derecesiyle tamamladı. ABD’de geçirdiği iki yıl boyunca çeşitli tiyatrolarda hem oyuncu hem de yönetmen olarak önemli deneyimler kazandı.
İstanbul’a döndüğünde Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne’ye katıldı ve Türk seyircisinin karşısına ilk kez “Cinayet Var” oyununda çıktı. Kısa süre sonra 1957’de “Papaz Kaçtı” komedisiyle kendi tiyatrosu olan Dormen Tiyatrosu’nu kurdu.
Dormen Tiyatrosu, 1957-1972 yılları arasındaki parlak döneminde bir okul görevi üstlendi. Erol Günaydın, Altan Erbulak, İzzet Günay ve Ayfer Feray gibi onlarca usta sanatçıyı Türk tiyatrosuna kazandırdı.
Usta sanatçı, 1961’de Türkiye’nin ilk Batılı tarzda müzikali olan “Sokak Kızı Irma”yı sahneledi. Bu oyun, başrol oyuncusu Gülriz Sururi’nin ülke çapında büyük bir üne kavuşmasını sağladı.
Tiyatrosuyla 1962’de Beyoğlu’ndaki tarihi Ses Tiyatrosu’na geçen Dormen, “Bit Yeniği” ve “Şahane Züğürtler” gibi unutulmaz oyunlara imza attı. Ancak 1972 yılında yaşadığı ekonomik zorluklar nedeniyle tiyatrosunu kapatmak zorunda kaldı.
Sinema, Televizyon ve Unutulmaz Müzikaller
Tiyatrosunu kapattıktan sonra sinema ve televizyon alanlarına yönelen Dormen, “Bozuk Düzen” ve “Güzel Bir Gün İçin” adlı iki film yönetti. Bu filmler Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yedi ödül kazansa da gişede beklenen başarıyı yakalayamadı.
1981’de yapımcı Egemen Bostancı ile çalışmaya başlayarak “Hisseli Harikalar Kumpanyası” gibi büyük ses getiren müzikalleri yazıp yönetti. Bu işbirliği sayesinde 1984’te Dormen Tiyatrosu’nu yeniden hayata geçirdi.
1985 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları için yeniden sahneye koyduğu “Lüküs Hayat” müzikali, rekor bir başarıya imza attı. Oyun, tam 28 yıl boyunca aralıksız olarak kapalı gişe sahnelendi.
Usta sanatçı, 2001-2002 yıllarında yayımlanan “Dadı” dizisindeki Uşak Pertev rolüyle çok geniş kitleler tarafından tanındı. Bu rol, kariyerinde yeni bir popülerlik dalgası yarattı ve onu her yaştan izleyicinin sevgilisi yaptı.






