İstanbul’da yaşayan Şahin ailesinin 27 günlük bebekleri Zahit Şahin, 15 Ekim 2022 tarihinde Fatih’teki özel bir muayenede sünnet edildi. İşlemin ardından eve götürülen bebekte kanama başladığı, ailenin yeniden doktora başvurduğu ancak herhangi bir sonuç alınamadığı aktarıldı. Ailenin, bebeğin durumunda iyileşme görmeyince Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne başvurduğu, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen bebeğin kurtarılamadığı ve sünnetten bir gün sonra yaşamını yitirdiği belirtildi.
İddiaya göre sünnet sonrası başlayan kanama üzerine aile, kısa süre içinde yeniden doktora gitti. Ancak yapılan başvuruların bebeğin durumunu toparlamaya yetmediği, kanamanın kontrol altına alınamadığı ifade edildi. Bunun üzerine bebeğin Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne götürüldüğü, hastanede uygulanan tüm müdahalelere rağmen 27 günlük bebeğin hayatını kaybettiği kaydedildi.
Doktor Hakkında “Taksirle Ölüme Neden Olma” Suçlamasıyla Yargı Süreci
Ailenin şikâyeti üzerine, sünnet işlemini gerçekleştiren hekim hakkında 1,5 yıl sonra soruşturma izni verildi. Soruşturma kapsamında, 27 günlük bebeği sünnet eden doktor hakkında “taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla iddianame hazırlandığı bildirildi. Dosyaya giren ihtisas raporunda ise doktorun hatalı olduğuna işaret edildiği, raporda kusur tespitinin yer aldığı aktarıldı.
Zahit Şahin’in ölümüyle ilgili davada ilk duruşmanın nisan ayında İstanbul Adalet Sarayı’nda görüleceği belirtildi. Böylece dosyada iddianame aşamasına geçilmesiyle birlikte yargı sürecinin duruşma takviminin de netleştiği kaydedildi.
Baba Fatih Şahin, 3,5 yıldır sürecin ilerlemediğini söyleyerek, doktorun mesleki faaliyetlerini sürdürmesine tepki gösterdi. Şahin, doktor müdahalesinden yaklaşık 30 dakika sonra oğlunun kalbinin durduğunu dile getirerek yaşadıklarını anlattı ve sürecin gecikmesine ilişkin itirazlarını yineledi.
Baba Fatih Şahin, “Bizi muayenehaneden yolladı. Çocuğumun öleceğini anladığı için gönderdiğini düşünüyorum. Benim oğlumu kasten ölüme terk etti” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Şahin, dosyaya giren ihtisas raporuna dikkat çekerek, sünnetten sonra gelişen kanamanın doktor tarafından iyi yönetilmediğini ve bu nedenle doktorun kusurlu bulunduğunu belirtti. Aile, belgelerde yer alan bu tespitlere rağmen sürecin gecikmesini ve hekimin faaliyetlerini sürdürmesini eleştirdi.






