Ramazan ayında online yemek siparişi trafiği, normalde güne yayılan yaklaşık 1 milyon siparişlik hacmin iftara dakikalar kala tek bir saate yüklenmesi nedeniyle ciddi biçimde sıkışıyor. Bu yoğunluk, teslimat gecikmesi, sipariş iptali, iade ve israf sorunlarını aynı anda büyütürken hem vatandaşı hem de restoranları zor durumda bırakıyor.
Türkiye’de dışarıdan yemek siparişi alışkanlığı her geçen yıl artarken, ramazan ayında bu eğilim daha da belirgin hale geliyor. Özellikle iftara bir saat kala verilen toplu siparişler, hem teslimat ağını hem de restoran mutfaklarını ciddi biçimde zorluyor. Normal şartlarda online sipariş platformları üzerinden günde yaklaşık 1 milyon adet sipariş verilirken, ramazanda bu hacmin gün içine dengeli biçimde yayılmadığı, aksine iftara dakikalar kala adeta tek bir saate sıkıştığı görülüyor.
Ramazan döneminde yaşanan tablo, yalnızca talep artışıyla sınırlı kalmıyor; asıl sorun, talebin aynı zaman aralığına yığılması olarak öne çıkıyor. Restoran mutfakları bir anda kapasite sınırına ulaşırken, kuryeler de aynı anda artan teslimat talebine yetişmekte zorlanıyor. Şikâyet platformları ve sosyal medyada paylaşılan kullanıcı yorumları da, iftara yetişmeyen siparişler nedeniyle her yıl benzer mağduriyetlerin tekrarlandığını gösteriyor. Bu durum, kullanıcı tarafında beklentiyle gerçek teslimat süresi arasındaki farkı büyütürken, işletme tarafında operasyonel baskıyı artırıyor.
Sektör temsilcileri, sorunun temelinde aynı dakikalara yığılan siparişlerin bulunduğunu vurguluyor. Gün içinde görece sakin seyreden sipariş trafiği, iftara 30–45 dakika kala adeta patlama yaşıyor. Bu yoğunluk, bir yandan kuryelerin taşıma ve zaman kapasitesini aşarken, diğer yandan restoran mutfaklarında hazırlık süreçlerinde aksamalara yol açıyor. Sonuçta gecikmeler artıyor, siparişlerin bir bölümü iptal ediliyor ve iftar saatine yetişmeyen teslimatlar hem müşteri memnuniyetini hem de işletme dengesini olumsuz etkiliyor.
İstanbul Beylikdüzü’nde döner kebap restoranı işleten Hacı Bayramoğlu, iftar öncesi sipariş yoğunluğunun işletmeler üzerinde nasıl bir baskı oluşturduğunu anlatırken, “İftara bir saat kala âdeta sistem kilitleniyor. Aynı anda yüzlerce sipariş düşüyor. Mutfak kapasitemizi artırıyoruz, ekstra personel alıyoruz ama yine de yetişmek zor oluyor. En büyük sıkıntı ise iftara birkaç dakika kala iptal edilen ya da geç ulaştığı için geri çevrilen siparişler. O yemekleri yeniden satma şansımız olmuyor. Hem maliyet hem de israf açısından bizi zorluyor” ifadelerini kullandı. Bu değerlendirme, restoranların kapasite artırmasına rağmen talep yığılması nedeniyle tam çözüm üretilemediğini ortaya koyuyor.
Bir yemek platformunda çalışan kurye de iftar saatine yakın teslimat trafiğinin sahadaki etkisini aktarırken, “İftara 40–45 dakika kala telefon susmuyor. Aynı bölgede arka arkaya teslimat çıkıyor ama trafik çok yoğun oluyor. Park yeri bulmak ayrı sorun, site girişleri ayrı zaman kaybettiriyor. Müşteri doğal olarak yemeğin tam ezan saatinde kapıda olmasını istiyor ama bazen fiziksel olarak mümkün olmuyor” diye konuştu. Kurye anlatımı, yalnızca sipariş sayısının değil, trafik, park sorunu ve site giriş süreçleri gibi sahadaki unsurların da gecikmeleri büyüttüğünü gösteriyor.
Uzmanlar, ramazanda online yemek siparişi kaynaklı bu yoğunluğun çözümünde planlı sipariş modelini öne çıkarıyor. Buna göre, gün içine yayılan ön sipariş sisteminin teşvik edilmesi, kullanıcıların iftar saatinden saatler önce sipariş vererek belirli bir teslimat aralığı seçmesi ve restoranların da kapasiteye göre sipariş kabul etmesi gerektiği belirtiliyor. Bu yaklaşımın, aynı dakikalara yığılan talebi dağıtarak hem mutfak hem teslimat tarafında daha yönetilebilir bir akış sağlayabileceği ifade ediliyor.
Öneriler arasında, teslimat saat aralıklarının daha net tanımlanması da yer alıyor. Buna göre, “ezan dakikasına teslim” beklentisi yerine 15–20 dakikalık zaman dilimleri oluşturulması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca ramazan dönemine özel geçici kurye istihdamı, bölgesel yoğunluk haritalarıyla sipariş yönlendirme ve dinamik kapasite planlaması gibi teknolojik çözümler de gündeme geliyor. Platformların, belirli bir saat diliminde aşırı yığılma olduğunda sipariş alımını sınırlaması ya da kullanıcıyı farklı saatlere yönlendirmek için teşvik indirimi uygulaması da çözüm önerileri arasında gösteriliyor.






