İstanbul Ortaköy’de yaşanan ve bir ailenin hayatını kaybetmesine neden olan gıda zehirlenmesi vakası, sokakta satılan ve kontrolsüz koşullarda hazırlanan yiyeceklere dair endişeleri artırdı. Midye dolma, kumpir ve benzeri popüler sokak lezzetlerinin potansiyel tehlikeleri, gıda güvenliği uzmanları ve doktorlar tarafından mercek altına alındı. Gıda Güvenliği Derneği’nden Dr. Samim Saner ile Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Salih Boğa ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Onur Taşcı, riskli gıdalar ve alınması gereken önlemler konusunda kritik uyarılarda bulundu.
Midye ve Soğuk Zincir Riski: Nörotoksinlere Dikkat!
Uzmanlar, özellikle midye gibi kabuklu deniz ürünlerinin hijyen ve muhafaza koşulları açısından en riskli gıdalar arasında yer aldığını belirtiyor.
Bakteri Yükü: Prof. Dr. Salih Boğa, midyenin şehir kanalizasyonlarının karıştığı sular gibi kontamine yerlerde yaşayabildiğini ve yüksek miktarda Salmonella gibi bakteri barındırabildiğini vurguladı.
Zehirlenme Etkisi: Midyenin içerisindeki algler ve bakterilerin ürettiği nörotoksinler (sinir zehirleri) ciddi zehirlenmelere yol açabiliyor.
Taşıma ve Pirinç Faktörü: Boğa, midyenin taşınma ve depolanma sırasında soğuk zincirin bozulmasıyla hızla enfekte olduğunu ve midye dolmada kullanılan pirincin de bakteriler için uygun bir kültür ortamı oluşturduğunu ekledi.
Dr. Saner’in Uyarısı: Dr. Samim Saner, midye ve soğuk sandviç gibi ürünlerin kesinlikle soğukta saklanması gerektiğini, aksi halde bakteri üremesinin zirveye çıkacağını belirterek, “Açıkta et ve tavuk ürünü gördüğünüzde bunları almayın” şeklinde net bir uyarıda bulundu.
Kumpir ve Pişmemiş Et Ürünlerindeki Gizli Tehlike
Midye dışında, farklı malzemelerle hazırlanan ve açıkta satılan diğer gıdalar da risk taşıyor.
Kumpirde Soğutma Şartı: Dr. Onur Taşcı, kumpirde kullanılan mayonez, peynir ve sosis gibi yüksek riskli malzemelerin uygun soğutma olmadan uzun süre dışarıda kalmasının, bakteri çoğalmasını hızlandırdığını ve zehirlenme riskini artırdığını dile getirdi.
Pişme Derecesi: Dr. Samim Saner, köfte veya hamburger gibi et ürünlerinin iyi pişmiş olması gerektiğini vurgulayarak, yetersiz pişmenin böbrekler üzerinde ölümcül etkilere yol açabilecek bakterileri ortadan kaldırmadığını ifade etti.
Çocuklar ve Yaşlılar En Büyük Risk Altında
Uzmanlar, gıda zehirlenmelerinde en riskli grubun çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler olduğunu ortaklaşa belirtti.
Dr. Taşcı ve Prof. Dr. Boğa’nın açıklamalarına göre, çocukların bağışıklık sistemlerinin tam gelişmemesi ve vücut ağırlıklarına göre daha yüksek toksin yüküne maruz kalmaları nedeniyle, hafif bir enfeksiyonun bile ağır bir tabloya dönüşme olasılığı yüksek. Yaşlılarda ise kronik hastalıklar ve zayıflayan bağışıklık, durumu daha kırılgan hale getiriyor.
Zehirlenme Belirtileri ve Acil Durumda Ne Yapılmalı?
Uzmanlar, zehirlenme belirtileri ortaya çıktığında hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği konusunda uyardı.
| Uzmanın Tavsiyesi | Evde Yapılması Gerekenler | Evde Kesinlikle Yapılmaması Gerekenler |
| Erken Farkındalık: Semptomlar ilk yarım saatte başlayabilir. Bulantı hissedilirse hastaneye gitmek kritik. | Bol Sıvı Tüketimi: Vücuttan su kaybını dengelemek için bol sıvı alınmalı. | Bilinçsiz İlaç Kullanımı: Antibiyotik veya ishal durdurucu ilaçlar doktora danışılmadan kullanılmamalı. |
| İlk Müdahale: Mümkünse alınan gıdayı kusmak, bakteri ve toksin yükünü azaltır. | Hafif Gıdalar: Pirinç lapası, haşlanmış patates, muz gibi yağsız yiyecekler tüketilmeli. | Zorla Besleme/Su Verme: Bilinç bulanıklığı olan kişiye zorla su veya gıda verilmemeli. |
Dr. Taşcı, gıda hijyeni açısından, tezgah temizliğine, eldiven kullanımına ve özellikle deniz/et ürünleri ile mayonez içeren yiyeceklerin soğukta muhafaza edilmesine dikkat çeken, sirkülasyonu yüksek ve bilinen yerlerin tercih edilmesi gerektiğini belirterek tavsiyelerini sonlandırdı.






