Memur ve işçi emeklilerinin maaşlarına 2025’te uygulanan farklı zam oranları, gelir makasını daha da açtı. Memur emeklisine yapılan artışlar ile SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine yansıtılan oranlar arasındaki fark, emekli maaşlarında yüzde 46,64’lük uçuruma neden olurken, uzmanlar kök maaş ve hesaplama sistemine dikkat çekiyor.
Memur ve işçi emeklisinin zammı ayrıştı, uçurum büyüdü
Memur ve memur emeklisinin aylıklarına toplu sözleşme hükümleri doğrultusunda yüzde 18,6, SSK ve BAĞ-KUR emeklisi aylıklarına ise yüzde 12,19 oranında zam uygulanırken, Temmuz 2025’ten bu yana SGK ve BAĞ-KUR emeklilerinin toplam artışı yüzde 28, memur emeklilerinin artışı ise yüzde 40 seviyesine ulaştı. Böylece, 2016’da yüzde 18,65 olan memur emeklisi ile işçi emeklisi arasındaki maaş farkı, 2025 itibarıyla yüzde 46,64’e tırmandı. Uzmanlar, maaşlar arasındaki bu dengesizliğin yanı sıra, çalışma hayatı boyunca az prim ödeyenle çok prim ödeyenler arasındaki gelir farkının da giderek bozulduğunu belirterek sistemde düzeltme yapılması gerektiğini dile getiriyor.
‘Kök maaş’ tartışması ve SGK’ya adalet çağrısı
SGK Uzmanı İsa Karakaş, artan şikâyetlerin odağında yer alan kök maaş sistemine işaret etti. Karakaş “10 milyondan fazla emekli serzeniş içerisinde. ‘Kök maaş’ denilerek sistem altüst oluyor. Kök maaşı 8.200 lira olan kişiye zam oranını 12,19 olarak uyguladığımız zaman kendi mecrasında SGK’nın yapması gereken maaşı 9.119 lira olacaktı. Memur emeklisi çalışırken maaşından yüzde 16, işçi emeklisinden ise yüzde 14 kesinti yapılıyor. Bu zammı tabana uyguladığımızda 18 bin 938 lira olacak. Bu, vatandaşa yüzde 110 üzerinde devlet kasasından gidiyor demek. Çünkü çok az prim yatırıyor. SGK 16 milyon emeklinin sesine kulak vermeli. Burada daha adaletli sistem getirmeli” dedi.

Prim günü, dönem farkı ve düşük aylık sorunu
SGK Uzmanı Özgür Erdursun ise memur emeklilerinin zam oranlarının toplu sözleşme kazanımları ve enflasyon farkı ile şekillendiğini hatırlattı. Erdursun şunları söyledi: Bu nedenle bazı dönemlerde memur emeklileri, SGK ve BAĞ-KUR emeklilerinden daha fazla veya düşük zam alıyor. Hesaplama teknikleri nedeniyle emekli aylıkları düşüyor. 2000’e kadar çalışmayla 3.600 prim günü olan emeklinin aylığı yeni zamla birlikte 25 bin lira oldu. Ama 7-9 bin prim günüyle 2000-2008 sonrası çalıştıysa 18 bin 938 lira oldu.
Uzman, özellikle 2000 sonrası dönem için uygulanan hesaplama yönteminin emekli gelirlerini aşağı çektiğini vurguladı. Erdursun açıklamalarını şöyle sürdürdü: 2000’den önceki hesaplama daha değerliydi. Sonrasındaki prim günlerinin emekli aylığı hesaplaması değiştirildi, büyümeden ve gelişmeden verilen pay yüzde 100’den 30’a düşürüldü. Bu nedenle emekliler düşük emekli aylığı alıyorlar. Artık daha fazla çalışmak daha fazla kazanmak anlamına gelmiyor. Devlet artık üstünü kendisi tamamlıyor. Bu nedenle bu sistemde daha uzun süre çalışmanın daha avantajlı olacak bir emekli aylığı hesaplama sistemine ihtiyaç var. Hükûmet 2011 yılında 2000 yılına kadar emekli olanlara bir intibak düzenlemesi yapmıştı. O dönemde emekli aylıkları prim gün sayısına göre sigortalık süresine göre 350 liraya kadar artmıştı. Yine buna benzer bir uygulama bence 2027 yılı başında yapılacak, ki yapılmalı.
Emekli derneğinden kök aylık ve intibak vurgusu
Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanı Kazım Ergün, farklı kesimlerdeki emekliler arasındaki gelir farklarının kritik seviyelere ulaştığını belirterek mevcut sistemin değiştirilmesini istedi. Ergün “Mevcut aylık hesaplama sisteminin zayıflığı nedeniyle kök aylıklar değersizleşti. Kök aylıklara yapılan zamlar, emeklilerin gerçek gelirini artırmamakta; aylıklar olması gereken değerin çok altında kalmakta. Hükûmete çağrımız net: Her emekliye, prim kazancına göre hak ettiği aylık ödenmelidir. Mevcut karma aylık hesaplama sistemi emekliler arasında eşitsizlik doğuruyor. Bu nedenle, geçim kriterlerini karşılayacak adil ve sürdürülebilir bir aylık hesaplama sistemine acilen dönülmeli” değerlendirmesinde bulundu.






