Kredi kartı limitleri ile kredili mevduat hesabı (KMH) limitlerinde “sert fren” dönemi başladı. BDDK ve Merkez Bankası kararlarıyla bankalar, limitleri gelir ve harcama ile daha sıkı ilişkilendirerek yeniden belirleyecek; gelir belgesi talebi yaygınlaşacak ve 2026 boyunca tüm kart limitleri yeni çerçeveye uyarlanacak.
BDDK ve Merkez Bankası Kararlarıyla Limitlere Sıkılaşma
Merkez Bankası ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), kredi kullanımları başlığında hem bankaları hem de vatandaşları ilgilendiren kapsamlı kararları duyurdu. Resmi Gazete ile BDDK’nın internet sitesinde yer alan düzenlemeler, yalnızca borç yapılandırma alanını değil; kredi kartı başvuruları, mevcut kredi kartı limitleri ve kredili mevduat hesapları dahil kredi ürünlerinin limit mantığını da yeni kurallara bağladı.
Merkez Bankası ile BDDK’nın son kararlarında ortak çerçeve net: kredi kartı ve KMH limitleri daraltılırken, sistemin odağı “sıkılaşma” ve “yapılandırma” üzerine kuruluyor. Bir yandan limitlerde riskli genişleme potansiyeli kısıtlanırken, diğer yandan halihazırda birikmiş kredi borcu yapılandırması yoluyla borcun daha yönetilebilir hale getirilmesi hedefleniyor.
Kredi Kartı Limitlerine Ciddi Sınır
Kredi kartlarına yönelik düzenleme, 48 aya kadar borç yapılandırma imkanıyla birlikte geldi; ancak karar seti bununla sınırlı kalmadı. Limitlerin “sürekli artan” bir alan olmaktan çıkarılması amaçlanırken, BDDK kararına göre bir kişiye ait tüm bankalardaki kredi kartı limitleri artık toplamda “tek bir limit” gibi ele alınacak. Bu yaklaşım, hem yeni kart çıkarma hem de mevcut kartlarda limit artırımı süreçlerini doğrudan etkileyen bir çerçeve oluşturuyor.
BDDK kararında, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu kapsamında yer alan sınırın uygulanmasında, yeni kredi kartı çıkarılması veya mevcut kredi kartlarının limitlerinin artırılması işlemlerinde yalnızca aylık ya da yıllık ortalama gelirin dikkate alınmasına ve gelir düzeyinin teyidinin sadece bankalarca “geliri ispata elverişli” kabul edilen belgeler üzerinden yapılmasına hükmedildi. Bu başlıkla birlikte gelir beyanı yerine belgeyle gelir teyidi vurgusu öne çıktı.
Karara göre bankalar, kredi kartı limiti tespitinde müşterilerinden maaş bordrosu ve geliri gösterir resmi evraklar gibi belgeler isteyecek. Yeni limit belirlenirken aylık ve yıllık ortalama gelir dikkate alınacak; ilk kart verildiğinde toplam limit, aylık ortalama gelirin iki katını aşamayacak. İkinci yıl ve sonrasında ise toplam limitin aylık gelirin dört katından fazla olmaması kuralı uygulanacak.
Borçlara 48 Aya Kadar Yapılandırma
Kredi kartı tarafındaki kritik başlıklardan biri, 48 aya kadar borç yapılandırma imkanının sisteme dahil edilmesi oldu. Düzenleme, borçluluk tarafında yeni bir “vade” alanı açarken, aynı paket içinde ihtiyaç kredileri ve kredili mevduat hesapları dahil bazı borç kalemlerinde de yapılandırma çerçevesi oluşturuldu. Böylece kararlar, yalnızca limitleri sıkılaştıran bir düzenleme değil; aynı zamanda birikmiş borçların yeniden takvimlenmesine de kapı aralayan bir set olarak şekillendi.
Kredili Mevduat Hesabında Yeni Tavan
Kredili mevduat hesapları için Merkez Bankası ve BDDK uyumlu kararları yürürlüğe aldı. BDDK’nın kararına göre, KMH için de yapılandırma hakkı tanındı ve bu hak, 2026 yılı Ocak ayı sonundan önce kullandırılmış kredilerde uygulanacak şekilde çerçevelendi. Kararda, karar tarihi itibarıyla anapara ve/veya faiz ödemeleri otuz günden fazla gecikmiş ihtiyaç kredilerinin (kredili mevduat hesapları dahil) borçlu tarafından karar tarihinden itibaren 3 ay içinde talep edilmesi durumunda, yapılandırma tarihindeki borç bakiyelerinin en fazla 48 ay ile yeniden yapılandırılmasının yolu açıldı.
BDDK kararında KMH limit mantığı da netleştirildi: Bireysel müşterilere ait KMH açılışı ile mevcut KMH limit artışı işlemlerinde limit, bankalarca ispata elverişli belgeler üzerinden tespit edilen aylık ortalama gelirin azami iki katı olarak belirlendi. Bu noktada eğitim harcamaları için istisna getirildi; bankalar ile eğitim kurumları arasındaki sözleşmelere dayanarak eğitim ödemeleri amacıyla tanınan KMH limitleri, bu sınırlamadan muaf tutuldu.
BDDK kararına paralel biçimde Merkez Bankası tarafından kredili mevduat hesaplarına yönelik bir karar da Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesabı limitleri için Merkez Bankası’nca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde büyüme kontrolü getirildi; belirlenen dönem aralığında büyüme oranının bir önceki hesaplama tarihine göre yüzde 2’nin üzerinde olması halinde, bu oranı aşan limit tutarı kadar Türk lirası cinsinden zorunlu karşılık bloke tesis edileceği hükme bağlandı. Karar metninde ayrıca, Merkez Bankası’nca belirlenecek usul ve esaslara göre, sonraki döneme ilişkin büyüme oranı hesabında dikkate alınması koşuluyla aşan limit tutarının belirli bir kısmı için zorunlu karşılık tesis edilmeyebileceği de ifade edildi.
400 Bin TL Üstü Limitlerde Harcamaya Göre Kısmi Düşüş
BDDK, yeni kart limitleri kadar kullanımda olan kartlar için de yeni bir hat çizdi. Buna göre, kart hamillerinin tüm bankalardaki toplam kart limitlerinin 400.000 TL’nin üzerinde olması halinde, son bir yıl içinde en yüksek harcamanın yapıldığı hesap kesim tarihindeki kullanılmayan kart limitlerinin bankalarca kısmi bir oranda azaltılmasının önü açıldı.
Düzenlemenin en kritik takvim maddesi ise uyum süreci oldu: Bankalar tarafından, tüm kart hamillerinin kredi kartı limitlerinin 01.01.2027 tarihine kadar aylık/yıllık ortalama gelirleriyle uyumlu hale getirilmesi hükme bağlandı. Böylece 2026 boyunca bankaların limitleri yeniden tanımlaması, gelir evrakı talebini güçlendirmesi ve gelire göre aşırı yüksek kalan limitleri kademeli biçimde aşağı çekmesi beklenen ana hat olarak şekillendi.
BDDK ve Merkez Bankası kararlarının ana yönelimi, krediler ve kredi kartları tarafında ipleri daha da sıkılaştırmak olarak öne çıktı. Kredi kartı limitlerinin kısılması ve bunu uygulamayan banka tarafında yaptırım mekanizmalarının devreye girebilmesi; hesabında para yokken limite kadar nakit çekme imkanı sağlayan kredili mevduat hesaplarına ise yüzde 2 büyüme limiti konulması, ilk bakışta “sert” görünen bir çerçeve oluşturdu.
Kararların gerekçe dünyasında, 2026’nın ilk yarısı “nihai toparlanma dönemi” olarak görülürken sıkılaşmayı güçlendirip enflasyonist etkiyi kırma hedefi vurgulandı. En belirgin amaçlardan biri de, cüzdanda fiilen olmayan ancak borçlanarak “harcanabilir” hale gelen gelirin daha sınırlı bir alana çekilmesi; başka bir ifadeyle, vatandaşın olmayan parayı harcamasına engel olacak bir disiplin kurulması olarak anlatıldı. Örneğin bankaların gönderdiği, zarfında bile çıkarılmayan kredi kartlarının toplam limitinin minimum 5 milyon TL olduğu örnekler üzerinden, hesabını bilmeyen bir kişinin yüksek borçlanma riski taşıyabileceği hatırlatıldı; şimdi BDDK’nın bankalara “bunu kart sahibinin gelirine göre düşüreceksin” dediği ve gelir beyanını kesin belge şartına bağladığı ifade edildi.
Kredili mevduat hesabı tarafında da son dönemde büyüyen bir sorun alanına işaret edildi. Bankanın tanımladığı KMH limitinin maaşın 4 katı olduğu örnekler üzerinden, bankanın vatandaşa olmayan parasının dört katı kadar harcama limiti açabildiği anlatıldı. Yeni kararla birlikte BDDK ve Merkez Bankası, kredili mevduat hesabında da limit disiplinini güçlendirdi; bireysel müşterilere ait KMH açılışı ve limit artışı işlemlerinde KMH limitinin, belgelerle tespit edilen aylık ortalama gelirin azami iki katı olarak belirlenmesi hükmü yeniden vurgulandı. Eğitim harcamaları için getirilen istisna da, bu başlığın özel bir alan olarak korunduğunu gösteren not olarak metinde yer aldı.
Kredi Kartı Borcu Yapılandırma Faizi Nasıl Belirlenecek
Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, kredi kartı borçlarının yapılandırılması halinde uygulanacak aylık akdi faiz oranının, ilgili tebliğ ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanarak ilan edilen aylık referans oranı aşamayacağı belirtildi. Söz konusu işlemlerde uygulanacak aylık azami gecikme faiz oranının ise tebliğin ilgili maddesi kapsamında belirlenen en yüksek gecikme faiz oranı olduğu kaydedildi. Aynı düzenlemede, katılım bankaları için “faiz oranı” ve “gecikme faiz oranı” ifadelerinin sırasıyla kâr payı oranı ve gecikme cezası oranı olarak uygulanacağı da hükme bağlandı.






