Spor yorumcusu ve eski hakem Erman Toroğlu hakkında, 8 Şubat 2026 tarihinde Sözcü TV’de yayınlanan “Maç Varsa Erman Hoca Var” programındaki açıklamaları nedeniyle re’sen soruşturma başlatıldı. “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” iddiasıyla yürütülen süreçte Toroğlu, savcılık ifadesi sonrası nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi; yurtdışı çıkış yasağı ve adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
Spor yorumcusu Erman Toroğlu hakkında, 8 Şubat 2026 tarihinde Sözcü TV ekranlarında yayınlanan “Maç Varsa Erman Hoca Var” programında yaptığı açıklama nedeniyle re’sen soruşturma açıldığı bildirildi. Soruşturmada Toroğlu’na, “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” iddiası yöneltildi. Savcılığa verdiği ifadenin ardından Toroğlu, adli kontrol talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi; hakimlik, yurtdışı çıkış yasağı uygulanmasına karar vererek Toroğlu’nu serbest bıraktı.
Savcılık İfadesi ve Sulh Ceza Hakimliği
Sözcü TV’ye konuk olan Erman Toroğlu, yaşanan sürece ilişkin kendi anlatımını paylaştı. Toroğlu, programda dile getirdiği sözlerin ardından sabah saatlerinde telefon aldığını, bir polis arkadaşının arayarak “savcının beklediğini” söylediğini aktardı. Kendi ifadesine göre saat 10.00 civarında gelen telefonun ardından hazırlık yaparak saat 11.00’de adliyeye gittiğini, savcıya konuyu anlattığını ve bir süre dışarıda bekletildiklerini ifade etti. Sürecin farklı bir boyuta geçtiğinin söylenmesiyle birlikte avukatının çağrıldığını belirten Toroğlu, avukatının eşi olduğunu, onun da gelmesiyle yeniden içeri girdiklerini anlattı.
Toroğlu, bu süreç sonunda savcılığın verdiği kararın “yurtdışı çıkma yasağı ve adli kontrol” şeklinde olduğunu, ayrıca imza yükümlülüğü bulunduğunu dile getirdi. Yaşananları aktarırken “Geçenlerde bir televizyonda şunu söyledim, hiç aklımdan geçmiyor adliyeye gitmek falan. Ben hayatımda içki içmedim, sigara içmedim, kumar oynamadım, yaşım da 77. Böyle bir suçtan adliyeye gitmek varmış” sözleriyle dikkat çekti.
“Ben Siyaseti Çok Fazla Seven Bir Adam Değilim”
Konuşmasının bir bölümünde siyasetle ilişkisinin sınırlı olduğunu vurgulayan Erman Toroğlu, “Benim siyasetle alakam yok” ifadesini kullandı. Toroğlu, kendi anlatımında geçmişe dönük olarak bir dönem Doğru Yol Partisi’nden siyaset gündemine çekildiğini, “Cavit Çağlar beni siyasete itti” sözleriyle aktardı. O dönemki süreci anlatırken, seçimi kazanması halinde spor bakanı olabileceğini, ancak kazanamayınca bu görevin Mehmet Ali Yılmaz’a verildiğini söyledi. Toroğlu, siyasete mesafesini “Ben siyaseti çok fazla seven bir adam değilim. Benim işim spor” sözleriyle özetledi; futbolcu olduğunu, ardından hakemlik yaptığını ve bugün de spor yorumculuğuna devam ettiğini belirtti.
“Dursun Başkan ve Federasyon Başkanı Çıksın Konuşsun”
Toroğlu, tartışmaların odağındaki sözlerinin bağlamını da anlattı. Kendi ifadesine göre “Dursun Başkanın açıklamalarını Türkiye aylardır merak ediyor” diyerek bir süredir kamuoyunda konuşulan iddialar ve yorumlar olduğunu, bu nedenle “Dursun Başkan ve Federasyon Başkanı çıksınlar konuşsunlar” dediğini belirtti. Toroğlu, bunun “bütün takımları ilgilendiren bir olay” olduğunu vurgulayarak, herkesin bir şey söylediğini, kendisinin de bu nedenle açıklama yapılması gerektiğini ifade etti. Sürece ilişkin detayları aktarırken, gece geç saatte uyuduğunu, sabah gelen telefonla birlikte adliyeye gidişin başladığını, ardından savcılık süreci ve nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği aşamasının gündeme geldiğini dile getirdi.
“Ben Bu Vatandan Niye Gideyim? Ben Burada Doğdum, Burada Öleceğim”
Toroğlu, konuşmasının devamında daha önce yaşadığını anlattığı bir örneğe değinerek, Bodrum’da bulunduğu bir dönemde kendisine “çok sağlam yerden” bir haber geldiğini söyledi. Kendi anlatımına göre bu haberde, Nihat Özdemir, Zekeriya Alp ve Ali Koç’un, Nihat Özdemir’in Zorlu’daki ofisinde bir araya geldiği bilgisi yer alıyordu. Toroğlu, haberi bir gün bekledikten sonra yazdığını, ardından kimsenin kendisini aramadığını belirterek “Bu gazetecilikte olan bir şey” dedi; ancak bu süreçte asıl üzüldüğü noktanın yurtdışı yasağı olduğunu vurguladı.
Bu kararı “tuhaf” bulduğunu söyleyen Toroğlu, “Beni yurtdışına atacaklar, Türkiye’ye sokmayacaklar dense daha çok üzülürüm. Ben bu vatandan niye gideyim? Ben burada doğdum, burada öleceğim” sözleriyle duygusunu anlattı. Annesinin Selanik kökenli, babasının ise Orta Asya kökenli olduğunu ifade eden Toroğlu, “Ben Türk’üm” diyerek, yurtdışı çıkış yasağı kararının kendisinde yarattığı rahatsızlığı dile getirdi. Aynı bölümde “Yurt içine girmeme yasağı koyarlarsa ben biterim” sözlerini de kullanarak, kendisini asıl sarsacak ihtimalin bu olacağını söyledi.
Erman Toroğlu, kendi anlatımında “Bu haberdir ya ben gazeteciyim” ifadesiyle, yaptığı paylaşımın bir haber niteliği taşıdığını savundu. Toroğlu, “Ben 66’dan beri televizyonun içindeyim” diyerek mesleki geçmişine dikkat çekti; Tercüman, Hürriyet, Milliyet, Sabah, Fotomaç ve “en son SÖZCÜ” şeklinde sıraladığı yayın kuruluşlarında bulunduğunu aktardı. Haberin kaynağına ilişkin ise, “O dediğim Zekeriya Alp, Ali Koç haberinin bana gelen yeri söylesem dudağını uçuklar ama kesseler söylemem. Söylersem güvenilirlik kaybolur” ifadelerini kullandı. Bu noktada “Satılık gazeteciye gelmez bu haberler. Kimse kusura bakmasın” sözleriyle de, kaynağını açıklamama gerekçesini güven ilişkisi üzerinden anlattı.






