Beyoğlu’nda mühendis Ayben Özçilingir Turtura, içtiği Türk kahvesinden zehirlenmiş ve hastaneye kaldırılmıştır. Soruşturma sonucunda olayın kazaen gerçekleştiği ve şu detaylar belirlenmiştir:
Deterjanın Konulması: İşletmeden sorumlu kişilerin babası Engin Ö.‘nün, mutfakta kullanılan cam şişelere bulaşık deterjanı koyduğu tespit edildi.
Çalışan İfadesi: Kahveyi yapan çalışan Münire A.‘nın ifadesine göre, yoğunluk sırasında tezgah üzerinde bulunan ve üzerinde hiçbir ibare olmayan cam şişelerdeki sıvıyı su olduğunu düşünerek hem kahve makinesine su olarak doldurduğu hem de yanında servis edilen küçük bardaklara koyduğu ortaya çıktı. Münire A., deterjanın renginin suya benzediği için ayırt etmenin imkansız olduğunu belirtti.
İşletme Çalışanı İfadesi: Diğer çalışan Sıla Nur Ö. de yoğunluk yaşadıklarını ve paniklediklerini, deterjanın cam şişelerde olduğunu bildiğini ancak renginin su rengine benzer olduğunu ve üzerinde ibare bulunmadığını ifade etti. Münire A.’nın şişeleri göstererek durumu anlaması üzerine “dünya başıma yıkılır gibi oldu” dediği belirtildi.
Adli Süreç
Olayla ilgili yapılan incelemeler sonucunda:
Gözaltı ve Adli Kontrol: Kahveyi yapan Münire A. ve olay anında kafede bulunan işletme çalışanı Sıla Nur Ö. adli makamlara sevk edildi. İki şüpheli hakkında da “Yurtdışına çıkış yasağı” ve “Ev hapsi” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.
Kafenin Mühürlenmesi: Olayın yaşandığı kafe, Beyoğlu Belediyesi’ne bağlı zabıta ekiplerince mühürlendi.
Bilgisine Başvurulanlar: Baba Engin Ö. ve işletme sahibi Gülsüm Sude Ö.’nün bilgisine başvuruldu.
Ayben Özçilingir Turtura’nın Son Sağlık Durumu
İstanbul İl Sağlık Müdürü Abdullah Emre Güner tarafından yapılan açıklamaya göre mağdur Ayben Özçilingir Turtura’nın sağlık durumu hakkında şu bilgiler paylaşıldı:
Hastaya yapılan endoskopi işleminde, mide ve yemek borusunda (özofagusta) hiperemi (kanlanma artışı/kızarıklık) saptandı.
İşlem sonrası solunum yolundaki ödem nedeniyle hasta entübe edilerek yoğun bakımda takibe alındı.
Son durumu, hastanın genel durumunun iyiye gittiği, solunum desteğinden ayrılmış durumda olduğu ve yoğun bakımda takip ve tedavisinin devam ettiği yönündedir.
Bu üzücü olay, gıda işletmelerinde tehlikeli kimyasalların saklanması ve etiketlenmesi konusundaki güvenlik zafiyetinin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne sermiştir.





