Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOBİ’lerin nakit akışını rahatlatmayı hedefleyen Refinansman Kefalet Programı için düğmeye bastı. Program kapsamında 10 milyon lira kefalet üst limiti, 48 aya kadar vade ve yıllık yüzde 36 maliyet ile mevcut kredilere refinansman imkânı sunulurken, 30 milyar liralık kefalet hacmi üzerinden 37,5 milyar liralık krediye erişim hedefi ilan edildi.
İstanbul Finans Merkezi’nde İmza Töreni
Bakan Kacır, İstanbul Finans Merkezi Yönetim Ofisi’nde düzenlenen “Refinansman Kefalet Programı İmza Töreni”ne katılarak, KOBİ’lere yönelik 30 milyar liralık refinansman paketinin devreye alındığını duyurdu. Açıklamaya göre süreç, KOSGEB öncülüğünde; Kredi Garanti Fonu ve Türkiye Bankalar Birliği iş birliğiyle yürütülecek. Kacır, 3’ü kamu, 6’sı özel olmak üzere toplam 9 banka ile birlikte hareket edileceğini, finansman gücünün KGF ile beraber KOBİ’lerin emrine sunulacağını vurguladı.
Refinansman Kefalet Programı’nın Şartları ve Hedef Sektörler
Kacır’ın verdiği bilgilere göre Refinansman Kefalet Programı, özellikle imalat, telekomünikasyon, bilgisayar programlama, bilgi hizmet faaliyetleri ile bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri sektörlerinde yer alan KOBİ’lere odaklanıyor. Program kapsamında mevcut kredilerin refinansmanı için 10 milyon lira kefalet üst limiti belirlenirken, 48 aya kadar vade ve yıllık yüzde 36 maliyet ile finansmana erişim kapısı açılıyor. Kacır, bu yıl 30 milyar liralık bir kefalet hacmi oluşturulacağını, böylece 37,5 milyar liralık krediye erişim imkânı sağlanacağını ifade etti.
Büyüyen Ekonomi ve İhracat Vurgusu
Konuşmasında küresel ticarette belirsizliklerin arttığı, korumacılığın yükseldiği bir döneme dikkat çeken Kacır, Türkiye’nin zor bir coğrafyada “istikrar ve güven adresi” olarak fırtınalara göğüs gerdiğini söyledi. Geçtiğimiz yılın 3. çeyreğinde ekonominin yüzde 3,7 büyüdüğünü belirten Kacır, kesintisiz yükselişin 21 çeyrektir sürdüğünü aktardı; milli gelirin 1 trilyon 538 milyar dolara taşındığını dile getirdi. 2002’de 36 milyar dolar düzeyinde olan yıllık ihracatın, imalat sanayisinin öncülüğünde 273 buçuk milyar dolara çıktığını kaydeden Kacır, Türkiye’nin Çin’den Orta Avrupa’ya uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından öne gelen ihracatçı ülkelerden biri olduğunu ifade etti.
KOBİ’ler Ekonominin Omurgası
Bakan Kacır, elde edilen kazanımlarda KOBİ’lerin payına ayrıca işaret ederek, istihdamın yüzde 69’unu sağlayan, Ar-Ge harcamalarının yüzde 29’unu üstlenen, ihracatın yüzde 30’dan fazlasını gerçekleştiren KOBİ’lerin “bu büyük yürüyüşün omurgası” olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefi için; yüksek katma değerli üretimi artıran, dijital ve yeşil dönüşümü hızlandıran, markalaşma ve ihracatta ölçek büyüten bir KOBİ ekosistemini daha güçlü bir zemine taşıma hedefini anlattı. Bu yaklaşımın sonucu olarak son 23 yılda KOSGEB’in, KOBİ’lerin “en büyük yol arkadaşı ve stratejik çözüm ortağı” haline getirildiğini belirtti.
KOSGEB Eliyle Güçlü Destekler
Kacır, 2002 yılına kadar yalnızca 4 bin işletmeye bugünkü rakamlarla 2,1 milyar lira destek verebilen, imkânları kısıtlı bir KOSGEB tablosu olduğunu hatırlattı. Son 23 yılda kaynakların müteşebbisler için seferber edildiğini söyleyen Kacır; bu dönemde 1 milyon 412 bin işletmenin yanında olunduğunu, toplamda 286 milyar liralık kaynağın KOSGEB eliyle KOBİ’lere kazandırıldığını ifade etti. Sadece geçtiğimiz yıl, 2025’de 54 bin işletmeye 34,8 milyar lira destek sağlandığını belirten Kacır, bunun girişimci ruha duyulan güvenin ve sanayicinin azmine verilen kıymetin somut göstergesi olduğunu söyledi. Kacır ayrıca, KOSGEB’in sahaya inen, ihtiyacı yerinde tespit eden, yol gösteren, dijitalden yeşile her alanda rehberlik eden bir yapıya dönüştürüldüğünü; 40 farklı destek programının ise girişimcilik, ölçek büyütme, sürdürülebilirlik ve küresel rekabet olmak üzere 4 ana başlık altında yeniden yapılandırılıp sadeleştirildiğini kaydetti.
Son İki Yılda 320 Bin İşletme Ziyareti
Bakan Kacır, Yeşil Sanayi Destek Programı kapsamında bin 951 KOBİ’nin 7,4 milyar lira tutarında sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji ve kaynak verimliliği odaklı projelerinin desteklendiğini açıkladı. Dijital Dönüşüm Destek Programı ile de 166 işletmenin 1,9 milyar liralık yatırım projesine destek verildiğini, üretimde verimliliği artırmayı ve teknolojiyi KOBİ’lerin gündelik işleyişinin parçası haline getirmeyi amaçladıklarını söyledi. KOBİ’lerin nabzını tutmak, talepleri doğrudan dinlemek ve yerinde tespit etmek amacıyla KOSGEB ekiplerinin son iki yılda 320 bin işletme ziyareti gerçekleştirdiğini belirten Kacır, her hafta bir gün KOSGEB ofislerinin açık tutulduğunu ve tüm personelin sahaya çıktığını da aktardı.
Kacır, ülkenin yalnızca bugününü değil yarınlarını da gözeterek kurgulanan yeni programların geçtiğimiz yıl devreye alındığını belirterek, bunlar arasında yer alan Kapasite Geliştirme Destek Programı ile KOBİ’lerin verimliliğini ve dayanıklılığını artıran, üretimini büyüten, pazarını genişleten ve kurumsal kapasitesini güçlendiren ölçek büyütme yatırımlarının hızlandırıldığını söyledi. Bu programla bugüne kadar 2 bin 440 işletmenin 38,6 milyar liralık yatırım projesine finansman sağlandığını açıkladı. Küresel Rekabetçilik Destek Programı kapsamında ise 38 işletmenin 1,5 milyar liralık yatırım projesinin hızlandırıldığını dile getirdi.
Tüm Sektörlere Destek ve İstihdamı Koruma Programı
Bakan Kacır, sanayinin yapısal dönüşümü sürerken tüm sektörlerin ihtiyaçlarına çözüm üretmenin “boynun borcu” olduğunu söyledi. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’leri desteklemek üzere İstihdamı Koruma Programının hayata geçirildiğini belirten Kacır, geçtiğimiz yıl istihdamı koruyan KOBİ’lere çalışan başına aylık 2 bin 500 TL destek sağlandığını; böylelikle bu sektörlerde 15 bin 520 KOBİ’de 441 bin istihdamın korunduğunu ve 21 bin ilave istihdam oluşturulduğunu aktardı. Bu yıl destek tutarının 3 bin 500 liraya çıkarıldığını ve programa büyük ölçekli firmaların da dahil edildiğini kaydeden Kacır, bu sektörlerde 1 milyon 100 bin istihdamı korumayı hedeflediklerini ifade etti.
“Borç Yapılandırması Değil, Refinansman”
Kacır, Refinansman Kefalet Programının sanayici ve KOBİ’ler için kritik bir noktayı da içerdiğini söyleyerek, kurulan destek mekanizmasının bir “borç yapılandırması” değil, işletmelerin finansal kabiliyetini artıran bir “refinansman” işlemi olduğunu vurguladı. Buna göre programdan yararlanan hiçbir işletmenin kredi reytingi ya da kredi risk notunun olumsuz etkilenmeyeceği, finansal itibarın korunacağı ifade edildi. Değişen piyasa koşulları da dikkate alınarak, kullanılan finansmanın en az bir kez yeniden yapılandırma esnekliği ile yönetilebileceği belirtildi. Kacır, protokol doğrultusunda 9 bankayla birlikte bu mekanizmayı işletmelerle buluşturacak etkin enstrümanların devreye alınacağını dile getirdi.
Kacır, ekonomide tesis edilen istikrar ve güven ortamı ile dezenflasyon politikalarının “meyvelerini verdiğini” söyledi; enflasyon beklentilerinin geçen yılın aynı dönemine göre büyük oranda gerilediğini ifade etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervlerinin tarihi zirve düzeyine eriştiğini belirten Kacır, güçlenen makro finansal istikrarın risk priminin azalmasına ve ekonominin şoklara karşı daha dirençli hale gelmesine katkı sunduğunu söyledi. Küresel ekonomilerin sert rüzgârlarla sınandığı bu dönemde Türkiye’nin istikrarıyla ayrıştığını, yatırım ve üretimde yeni fırsat pencereleri açıldığını; ülkeyi küresel değer zincirlerinde daha yukarı taşıyacak iş birlikleri ve ticaret koridorları tesis ettiklerini kaydetti. Bakan, “Biz her daim sizin yanınızda olmaya, yolunuzdaki taşları temizlemeye, Türkiye’nin üretim gücünü sizlerle birlikte zirveye taşımaya kararlıyız” sözleriyle KOBİ’lere destek mesajını yineledi.






