İstanbul Boğazı’nda düzenlenen Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’na katıldıktan sonra kaybolan Rus yüzücü Nikolai Andreevich Svechnikov’un cansız bedenine yaklaşık beş ay sonra ulaşıldı. Aile, arama sürecinde ihmaller bulunduğunu öne sürerek organizasyon yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulundu; otopsi raporunun beklendiğini açıkladı.
İstanbul Boğazı’ndaki Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’na katıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan, yaklaşık beş ay sonra cansız bedeni bulunan Rus yüzücü Nikolai Andreevich Svechnikov’un ailesi, yaşadıkları süreci Türkiye’den ayrılmadan önce basın mensuplarıyla paylaştı. Aile, arama çalışmalarında ihmaller olduğunu savunurken, sürecin hukuki boyutunun da başladığını duyurdu.
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından 24 Ağustos 2025’te gerçekleştirilen yarışın ardından kaybolan Svechnikov’un cesedinin 20 Ocak’ta Kuruçeşme açıklarında bulunması, aile için aylar süren belirsizliği acı bir noktaya taşıdı. Bu gelişmenin ardından İstanbul’a gelen anne Galina Svechnikova ve baba Andrei Svechnikov, aile avukatları Alperen Çakmak ile birlikte hem arama sürecine ilişkin iddialarını hem de yürütülecek hukuki adımları anlattı.
“Son Ana Kadar Hayatta Olduğuna İnanmıştık”
Anne Galina Svechnikova, oğullarının hayatta olabileceğine dair umutlarını kaybetmediklerini vurguladı. Oğlunun boğulduğuna inanmadıklarını dile getiren Svechnikova, “Cenazesinin bulunduğu haberini ilk aldığımızda büyük bir korku ve acı yaşadık. Son ana kadar hayatta olduğuna inanmıştık” sözleriyle duygularını ifade etti. Ailenin anlatımında, aylar boyunca süren bekleyişin ve belirsizliğin, gelen acı haberle birlikte yerini ağır bir yas sürecine bıraktığı aktarıldı.
Bulunan cesedin DNA incelemesi ile Nikolai’ye ait olduğunun kesinleştiğini belirten anne Svechnikova, cenazenin Moskova’ya gönderildiğini, ailesi tarafından karşılanacağını söyledi. Ailenin, acı habere rağmen “aylar sonra da olsa oğullarının bulunmuş olmasının” kendilerine bir nebze huzur verdiğini dile getirdiği, artık onun “yanlarında olduğunu bilmenin” duygusal yükü bir ölçüde hafiflettiğini ifade ettiği aktarıldı.

Aileyi en çok şaşırtan ayrıntılardan biri, Nikolai Svechnikov’un cesedinin yarışın bitiş noktasına yakın bir bölgede bulunması oldu. Anne Svechnikova, bu durumun kendilerini şaşırttığını söylerken, arama çalışmalarının en başından itibaren yanlış bölgelerde yoğunlaştığını öne sürdü. Bu iddia, aile açısından arama kurtarma sürecinin etkinliği ve yönlendirilmesi konusunda ciddi soru işaretleri doğurdu.
Svechnikova, oğlunun fiziksel dayanıklılığına özellikle vurgu yaptı. Nikolai’nin çocukluğundan beri yüzme ve farklı spor dallarıyla ilgilendiğini, bu disiplinle büyüdüğünü belirten anne, “Fiziksel olarak çok dayanıklıydı. Bu yüzden bitiş noktasına kadar ulaşabilmiş olabileceğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. Ailenin anlatımında bu vurgu, “güçlü bir sporcu” olarak tarif edilen Svechnikov’un yarış sürecindeki olası seyrine dair değerlendirmeleriyle birlikte yer aldı.
Aileden Otopsi Raporu ve Güvenlik Önlemleri
Aile, olayla ilgili hukuki sürecin devam ettiğini belirterek otopsi raporunun beklendiğini açıkladı. Bu süreçte, yarışmada yeterli güvenlik önlemlerinin alınıp alınmadığının araştırılmasını talep ettiklerini dile getirdiler. Ailenin talepleri, yarış organizasyonunda uygulanan güvenlik yaklaşımının ve olası eksikliklerin, resmi süreçler çerçevesinde incelenmesi gerektiği yönünde oldu.
Konuşmakta zorlandığı aktarılan baba Andrei Svechnikov ise kendisinin de eski bir profesyonel sporcu ve yüzücü olduğunu, çocuklarını bu disiplinle yetiştirdiğini söyledi. Baba Svechnikov’un sözleri, ailenin spor geçmişi ve yüzme disiplini üzerinden yaşanan kaybın ağırlığını daha da görünür kılan bir çerçeve olarak aktarıldı.
Ailenin avukatı Alperen Çakmak, yetkililerin kendilerine arama kurtarma çalışmalarının bin saati aşkın sürdüğünü ve ileri düzey ekipmanlar kullanıldığını aktardığını belirtti. Ancak Çakmak, olay sonrası kamuoyunda çıkan ve Nikolai’nin başka bir ülkede yaşadığına dair asılsız haberlerin aileyi derinden yaraladığını vurguladı. Bu iddiaların, zaten ağır bir belirsizlik ve endişe içinde olan aile için yıkıcı bir etki yarattığı ifade edildi.
Çakmak ayrıca, ihmali bulunduğunu düşündükleri organizasyon yetkilileri hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı. Ailenin adına hukuki süreci sonuna kadar takip edeceklerini belirten avukat, dosyanın tüm yönleriyle ele alınması gerektiğini ve ailenin adalet arayışının kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.






