Son zamanlarda artan siber dolandırıcılık olaylarıyla birlikte, banka hesaplarını ve IBAN bilgilerini üçüncü kişilere veren vatandaşlar hakkında da adli süreçlerin başladığına dair kamuoyuna yansıyan gelişmeler gündemdeki yerini koruyor.
Bu çerçevede Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na bir soru önergesi verdi. Özdağ, önergesinde son yıllarda binlerce vatandaşın, banka hesaplarını üçüncü kişilere kullandırmaları nedeniyle ciddi hukuki sorunlarla karşı karşıya kaldığını vurguladı.
Özdağ’ın aktardığına göre; iş bulma vaadi, ticari ortaklık ya da güvene dayalı kişisel ilişkiler gibi gerekçelerle hesaplarını başkalarına kullandıran vatandaşlar çoğu zaman herhangi bir suç kastı olmadan, ekonomik çaresizlik içinde hareket ediyor. Buna karşın, dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılan hesaplar nedeniyle bu kişilerin “nitelikli dolandırıcılık” suçlamasıyla soruşturma ve kovuşturmalara maruz kaldığına dikkat çekti.
“Asıl Faille Mağdur Hesap Sahibini Ayırt Etmek Zorlaşıyor”
Özdağ, dijital dolandırıcılık suçlarının artmasıyla birlikte banka hesaplarının “taşıyıcı” olarak kullanılmasının yaygınlaştığını, bunun da asıl faillerle fiilen mağdur olan hesap sahiplerinin ayırt edilmesini zorlaştırdığını dile getirdi. Hem adalet duygusunun zedelenmemesi hem de iyi niyetli vatandaşların ikinci kez mağdur edilmemesi için konunun tüm yönleriyle netleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bakan Tunç’a Yöneltilen 4 Soru
Özdağ, kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen ve banka hesaplarının dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılması nedeniyle TCK’nın 158’inci maddesi kapsamında haklarında adli işlem yapılan kişi sayısının kaç olduğunu sordu.
Özdağ ayrıca, adli işlem yapılan söz konusu kişilerin yaş, eğitim durumu, gelir seviyesi ve işsizlik oranlarına ilişkin Bakanlıkta tutulan istatistikî bir veri bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulmasını istedi. Son olarak da, IBAN mağduru olduğu iddia edilen kişiler ile örgütlü dolandırıcılık failleri arasında ayrım yapılabilmesi amacıyla savcılıklarca uygulanan özel bir değerlendirme kriteri ya da rehber olup olmadığının yanıtlanmasını talep etti.






