Tutuklu Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, “ihaleye fesat karıştırma” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım” suçlamalarıyla yargılandığı davada bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı; İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi, Köseler’in tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 28 Nisan tarihine erteledi.
Aralarında tutuklu Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de bulunduğu 25’i tutuklu 26 kişinin, “ihaleye fesat karıştırma” ile “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü. Duruşmada hem tutuklu hem tutuksuz sanıklar hazır bulundu; ayrıca CHP kurmayları da salondaki yerini aldı. Yargılamada, dosyadaki iddialar kadar, sanıkların savunmaları ve tanık beyanları da dikkatle takip edildi.
Tanık İfadeleri ve Salondaki Atmosfer
Duruşmada konuşan tanıkların çoğunun Köseler’in lehine ifade verdiği belirtildi. Mahkeme salonunda, tanık beyanlarının ardından gözler bu kez Alaattin Köseler’in yapacağı savunmaya çevrildi. Köseler’in mahkemede uzun bir savunma yaptığı öğrenilirken, savunmasında hem yargılama sürecine ilişkin itirazlarını hem de kendisine yöneltilen suçlamalara karşı değerlendirmelerini ayrıntılı biçimde dile getirdiği aktarıldı.
Köseler’in Savunması
Köseler, davaya bakan mahkemenin İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi olduğunu, ancak İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla yeniden tutuklandığını hatırlatarak, bu sürece dikkat çekti. Köseler, “Verdiğiniz tahliye kararından sizi döndüren nedir?” diye sormak istediğini belirtip yanıt beklemediğini ifade ederken, hakkında dile getirilen “kaçma şüphesi” değerlendirmesine de doğrudan karşı çıktı; tutuklanma sürecinde kararı evinde beklediğini söyledi. Savunmasında ayrıca, dosyada bilirkişi raporu olmadığı iddiasına da değinerek, bilirkişi raporunu kendisi talep ettiğini dile getirdi.
17. ve 18. Ağır Ceza Mahkemesi Detayı
Köseler’in savunmasının öne çıkan başlıklarından biri, yargılama dosyasının seyrinde 17. Ağır Ceza Mahkemesi ile 18. Ağır Ceza Mahkemesi kararları üzerinden yaptığı değerlendirme oldu. Köseler, bu süreçteki karar değişikliğinin gerekçesine işaret ederek, kendi açısından anlaşılması güç gördüğü noktaları mahkeme heyetinin önünde ifade etti ve yargılamanın esasına ilişkin itirazlarını bu çerçevede sürdürdü.
Köseler’in savunmasında dikkat çeken bir diğer bölüm ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1994-1998 yılları arasında belediye başkanlığı yaptığı döneme yönelik hatırlatması oldu. Köseler, o dönemde ihaleleri alt komisyonların yürüttüğünü, buna rağmen seçilmiş belediye başkanının yargılama konusu yapılabildiğini hatırlattı. Bu örneği, kendi dosyasındaki sorumluluk tartışmalarıyla ilişkilendirerek, teknik süreçlerde alt birimlerin yürüttüğü işlemler üzerinden seçilmiş bir belediye başkanının ağır sonuçlarla karşı karşıya bırakılmasının kamu hizmetine etkilerine vurgu yaptı.
“İhaleyi Düzenleyen Başkası, Yargılanan Benim” Hatırlatması
Köseler, savunması sırasında Erdoğan’ın geçmişte kullandığı “İhaleyi düzenleyen başkası, yargılanan benim” sözlerini anımsattı. Köseler’e göre, alt birimlerde yapılan teknik işlemler ya da olası hatalar nedeniyle seçilmiş bir belediye başkanının hapis cezası riski ile karşı karşıya kalması, kamu hizmetinin yürütülmesini de doğrudan etkileyebilecek bir sonuç doğurabilir. Bu değerlendirmesini, kendi yargılaması bağlamında mahkemenin önüne koyan Köseler, sorumluluğun kapsamı ve sınırları üzerinden itirazlarını sürdürdü.
Köseler, Erdoğan’ın yaşadığı sıkıntılar nedeniyle sistemin değiştirildiğini; belediye başkanlarının sorumluluğunun sınırlandırıldığını ve sorumluluğun alt birimlere yayıldığını belirtti. Savunmasında ayrıca, yargılama izni mekanizmasının İçişleri Bakanlığı yetki alanına verildiğini söyledi; bunun da “haksız siyasi davaları önlemek” amacıyla savunulduğunu ifade etti. Bu çerçevede Köseler, kendi dosyasında somut delil bulunmadığı yönündeki itirazını öne çıkararak, tutukluluğun devamını hem hukuki hem vicdani açıdan kabul etmediğini dile getirdi.
Savunmanın ardından söz alan Köseler’in avukatı, adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliye talebinde bulundu. Ancak İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi, Alaattin Köseler’in tutukluluk halinin devamına karar verdi ve bir sonraki duruşmayı 28 Nisan tarihine erteledi. Böylece Köseler, ikinci duruşmanın sonunda da tutuklu kalmayı sürdürdü.
Gözaltı ve Tahliye-Tutuklama Süreci
Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, 27 Şubat 2025 tarihinde şafak operasyonuyla gözaltına alındıktan sonra tutuklanmıştı. Köseler, tutukluluğunun 187. gününde İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye edilmiş, ancak savcılığın itirazı üzerine tahliyesinden 36 saat sonra yeniden tutuklanmıştı. Bu süreç, davanın seyri ve tutukluluk değerlendirmeleri açısından dosyada öne çıkan başlıklardan biri olmayı sürdürdü.






