Çıkar amaçlı suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla hakkında 187 yıldan 450 yıla kadar hapis talep edilen Aziz İhsan Aktaş, belediyelere yönelik rüşvet ve usulsüzlük iddialarına ilişkin ilk savunmasını yaptı; yaklaşık 5 saat süren beyanlarında suçlamaları reddetti.
Dava Dosyasında İlk Savunma Alındı
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü iddiasına ilişkin davada, aralarında belediye başkanlarının da bulunduğu 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Hazırlanan iddianamede 187 yıldan 450 yıla kadar hapis cezası istenen Aktaş, dosya kapsamındaki iddialara ilişkin ilk savunmasını mahkemede yaptı.
Savunma 5 Saat Sürdü
Duruşmada belediyelere yönelik rüşvet ve usulsüzlük iddialarına ilişkin beyanlarını sürdüren sanık Aktaş, savunmasının yaklaşık 5 saat boyunca devam ettiğini belirtti. Aktaş, “Anlattığım eylemlerin hiçbirini Rıza Akpolat ile hiçbir zaman konuşmadım. Bu konuları, Ali Rıza Yılmaz, Alican Abacı ve Ozan İş ile konuşurdum” ifadelerini kullanarak, 5 Aralık günü Rıza Akpolat’ın odasına girdiğini söyledi. Aktaş, Utku Caner Çaykara’nın seçim çalışması maliyetlerini kardeşlerine ödettirdiğini, Çaykara’nın Alican Abacı’nın samimi dostu olduğunu, bir dönem Akpolat’ın kalemi olduğunu belirttiği Abacı’nın da Akpolat’ın talimatlarını herkese ilettiğini ifade ederek, “Bu hususların değerlendirilmesini mahkemenin kararına bırakıyorum” dedi.
“En Çok İşi CHP’ye Yapmış”
Savunmasının devamında, rüşvet veya menfaat temini iddialarını kabul etmediğini yineleyen Aktaş, herhangi bir suç teşkil eden eylemi bulunmadığını savundu. “Tüm HTS kayıtları, banka analiz raporları, tanık beyanları ve resmi raporlar incelendiğinde bu husus açıkça görülecektir” diyen Aktaş, yapılan tüm iş ve işlemlerin yazılı sözleşmelere, mevzuata ve ilgili kanun hükümlerine uygun yürütüldüğünü, faaliyetlerinin siyasi ya da partizan bir yaklaşım taşımadığını ileri sürdü.
Aktaş’ın beyanlarına göre; CHP’li belediyelerden yaklaşık 10.5 milyar lira, AK Parti belediyelerinden yaklaşık 3.5 milyar lira ve diğer parti ile kurumlardan yaklaşık 800 milyon lira tutarında iş alındı. Bu dağılımın, faaliyetlerin ticari esaslara dayandığını ve siyasi bir ayrıma dayanmadığını savunan Aktaş, “Dolayısıyla tarafımıza yöneltilen siyasi veya partizan hareket edildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” ifadelerini kullandı.
“İhale Usulsüzlüğü Yok”
İhalelerde herhangi bir usulsüzlük yapılmadığını, çalışmaların şeffaf yürütüldüğünü söyleyen Aktaş, “Çalışmalarım şeffaf, denetlenebilir ve mevzuata uygun şekilde yürütülmüştür. Kamu kaynaklarının kullanımı ve kamuya sunulan hizmetlerde temel ilkem her zaman hukuka uygunluk, dürüstlük ve şeffaflık olmuştur” dedi. Usulsüzlük, rüşvet veya haksız kazanç iddialarının hiçbirini kabul etmediğini belirten Aktaş, tüm suçlamaları reddettiğini vurguladı.
Aktaş savunmasında ayrıca, iş dağılımına ilişkin sayıları da paylaşarak AK Parti belediyelerinden 100, CHP belediyelerinden 120, siyaset üstü kurumlar olarak nitelediği devlet dairelerinden 9 ve diğer parti, kayyum idareleri ile bağımsız kuruluşlardan 50 sayıda iş alındığını söyledi; bu nedenle CHP’li belediyelerden alınan iş sayısının AK Parti belediyelerinden alınan iş sayısından fazla olduğunu ifade etti. “Sanıkların hepsi, hiçbir şeye imza atmadıklarını iddia ediyorlar” diyen Aktaş, Bilginay şirketinin kardeşinin şirketi olduğunu, aralarında güçlü bir ticari bağ bulunduğunu, kendisine ait bir ilaç sanayi firması da olduğunu belirtti. Aktaş, Ozan İş’in savunmalarında kendisine iftira attığını ileri sürdü.
Duruşmada “El Yazılı Not” Sorusu ve Yanıtsız Kalan Başlık
Duruşmada soru-cevap bölümünde, sanık İsmail Güven’in avukatı tarafından Aziz İhsan Aktaş’a el yazılı bir sayfa notun kendisine ait olup olmadığı soruldu. Yazıları kürsüde inceleyen Aktaş, bu soruya cevap vermek istemediğini belirtti.
Aktaş’ın savunmasının tamamlanmasının ardından duruşma yarına ertelendi.






