İstanbul
16 Nisan, 2024, Salı
  • DOLAR
    32.51
  • EURO
    34.54
  • ALTIN
    2494.1
  • BIST
    9548.09
  • BTC
    62879.55$

"Başörtüsü olmayan kadınlar çıplak sayılayacaktır" denildikten sonra sokağa dökülen kalabalık

"Başörtüsü olmayan kadınlar çıplak sayılayacaktır" denildikten sonra sokağa dökülen kalabalık
Fotoğrafı çeken kişi, Hengameh Golestan adında eğitimini Londra’da almış ve fotoğrafçılığı kocasından öğrenen bir kadındır. O eylemleri fotoğraflayarak ülkesindeki bir avuç belgesel fotoğrafçısından biri oldu. 8 Mart günü makinesini kaptı, sokağa çıktı ve eylemeleri belgedi. ilerleyen yıllarda İran-Irak savaşında foto-muhabir olmak istedi; talebi, kadın olması gerekçesiyle geri çevrildi ve kariyeri bitti...

- Melek Çırak -

Yıl 1979, 8 Mart Dünya Kadınlar günü. İran rejimi tarafından ‘’Başörtüsü olmayan kadınlar çıplak sayılayacaktır.’’ denildikten sonra sokağa dökülen kalabalık. İlk bakışta uçsuz bucaksız insan seliyle; ardından kadınların kızgın yüz ifadeleriyle karşılaşıyoruz. Verilen derin perspektif, caddedeki insan sayısının fazlalığını; öndeki kadınların yüzleri ve havaya kaldırılan yumruklar, bir şeylere karşı çıkan topluluğu gösteriyor.

Sol alt köşeye yerleştirilen iki kişi fotoğrafa bakıldığında dikkat çeken ana figürlerdendir. Sol taraftaki kadının şaşkınlığı İslam devriminin ani baskınını simgeler; sağ taraftaki kadının yüz ifadesi ise çantası çalınıyormuş ya da elinden bir şey düşürüyor gibidir, bu da devrimle kadınlardan çalınanları gösterir.

Fotoğrafı çeken kişi, Hengameh Golestan adında eğitimini Londra’da almış ve fotoğrafçılığı kocasından öğrenen bir kadındır. O eylemleri fotoğraflayarak ülkesindeki bir avuç belgesel fotoğrafçısından biri oldu. 8 Mart günü makinesini kaptı, sokağa çıktı ve eylemeleri belgedi. ilerleyen yıllarda İran-Irak savaşında foto-muhabir olmak istedi; talebi, kadın olması gerekçesiyle geri çevrildi ve kariyeri bitti. Kısa süren kariyerine rağmen, o İranlı fotoğrafçı kadınların öncüsü olarak görülür. Şu an İran’a bir bakış atmak istediğimizde Hengameh ile karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır.

DEVRİM GERÇEKLEŞİYOR

Hengameh’in çektiği fotoğraftan sadece bir ay önce, kadınlar yanlarında toplumun her kesiminden kişiyle birlikte monarşiyi kaldırdılar aynı zamanda Amerikan mandasına karşı olan savaşı kazandıklarını düşündüler. 16 Ocak 1979 tarihinde Şah tahttan indirildi, 1 Şubat 1979 tarihinde Ayetullah Ruhullah Humeyni başa getirildi. Başa geldikten sonra Ayetullah Humeyni, Şah’ı deviren solcuları, ılıman müslümanları ve liberalleri sindirdi. Gelen İslam rejimiyle birlikte insanların özgürlükleri ellerinden alındı ve binlerce insan katledildi.

Kaybedilenlerden biri de kıyafet özgürlüğü oldu. Humeyni’nin başa gelişiyle birlikte, yasanın çıktığı zaman dilimine kadar sokakta Humeyni yanlıları, kadınlara başörtüsü hediye ettiler ve onları İslam'ın kurallarına davet ettiler. Masum gözüken çağrılar çok sürmedi, şeriatle birlikte yasalar yürürlülüğe geçti ve dolayısıyla ağır cezalar da geldi. Eylemler olduğu sırada çoğu aydın o zamanın İranında böyle bir şeyin mümkün olamayacağını düşündüklerinden eylemleri desteklemediler. Hali hazırda fotoğrafa baktığımızda da İran'daki dini otoriter rejimin ciddiye alınmadığını cinsiyet dağılımından görebiliriz; eser miktarda erkeğin bulunması, İran bayraklarının dalgalanmaması, Humeyni karşıtı pankartların olmaması yasanın dini otoriter rejimin despotluğunun bir parçası olarak değil, kadınların özgürlüğünü kısıtlayan bir olay olarak görülmesinin göstergesidir. Şeriate, şahı devirmek için kayıplar veren halk tüm gücüyle tepki veremedi. Elbette halkın içinde aşırı sağcı bir kesim de bulunmaktaydı ve o kesimin böyle bir yasaya tepki vermesi beklenemezdi ama entelektüel, ekonomik ve psikolojik açıdan yaralar iyileşseydi ılıman sağcı kesim de uyanabilirdi.

MAHSA AMİNİ VE PROTESTOLAR

Mahsa Amini’nin ahlak polisi tarafından doğru şekilde örtünmediği gerekçesiyle öldürülmesi sonucunda durumun ciddiyeti tüm dünyada ancak kavranabilmiş durumda. Zaten İran hükümetinin dış işlerinde sergilediği uzlaşılamaz tavır, yapılan boykotlar, yayın yasakları, ekonomik olarak zor bir süreçten geçiliyor olması gibi faktörler İranlıların bardağını doldurmuştu ve bardağı taşıran son damla Mahsa’nın çığlığı oldu.

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Başka haber bulunmuyor!