Temmuz ayına girilirken Türkiye ekonomisinde enflasyon, faiz ve büyüme verileri yakından takip edilirken piyasaların gözü açıklanacak yeni ekonomik göstergelere çevrildi
Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ikinci yarısına enflasyonla mücadele, yüksek faiz politikası ve büyümede yavaşlama beklentileriyle giriyor. Son açıklanan resmi verilere göre yıllık enflasyon yüzde 32,61 seviyesinde bulunurken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini yüzde 37’de sabit tutuyor. Ekonomi yönetimi enflasyonda kademeli düşüş beklerken, piyasalar 3 Temmuz’da açıklanacak haziran ayı enflasyon verileri ile 23 Temmuz’daki TCMB faiz kararına odaklanmış durumda.
Enflasyon geriliyor ancak yüksek seviyesini koruyor
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son açıkladığı verilere göre mayıs ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 32,61, aylık enflasyon ise yüzde 1,71 olarak gerçekleşti. Ekonomi yönetimi enflasyonda düşüş eğiliminin sürdüğünü belirtse de özellikle gıda, kira, ulaşım ve hizmet sektöründeki fiyat artışları vatandaşların alım gücü üzerindeki baskısını sürdürüyor.
Uzmanlar, 3 Temmuz’da açıklanacak haziran ayı enflasyon verisinin memur ve emekli maaş zamlarının yanı sıra piyasaların yönü açısından da kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Faiz politikası sıkı duruşunu sürdürüyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. Banka, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanıncaya kadar sıkı para politikasının devam edeceğini vurgularken, piyasa katılımcılarının yıl sonu enflasyon beklentilerinde yükseliş yaşandığını da belirtti.
Ekonomistler, 23 Temmuz’da yapılacak TCMB toplantısında alınacak faiz kararının hem döviz piyasası hem de kredi maliyetleri açısından belirleyici olacağını ifade ediyor.
Büyümede yavaşlama beklentisi öne çıkıyor
Uluslararası finans kuruluşları ve ekonomistler, sıkı para politikasının etkisiyle Türkiye ekonomisinde büyümenin önceki yıllara göre daha ılımlı seyredeceğini öngörüyor. Bazı kurumlar 2026 yılı için büyüme beklentisini yaklaşık yüzde 2 ila 3 aralığında değerlendirirken, yıl sonu enflasyon tahminlerini ise yüzde 29-30 seviyelerine yükseltmiş durumda.
Ekonomistler, yüksek faizlerin iç talebi yavaşlatırken enflasyonla mücadeleye katkı sağladığını, ancak bunun ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor.
Temmuz ayında ekonomi gündemi yoğun olacak
Temmuz ayında ekonomi yönetimini yoğun bir veri takvimi bekliyor. TÜİK’in açıklayacağı enflasyon rakamlarının ardından dış ticaret verileri, sanayi üretim endeksi, cari denge, bütçe gerçekleşmeleri, konut satışları ve iş gücü istatistikleri kamuoyuyla paylaşılacak.
Ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 23 Temmuz’da açıklayacağı faiz kararı, yılın ikinci yarısındaki ekonomik görünüm açısından en önemli gelişmelerden biri olarak görülüyor. Piyasalar, enflasyondaki seyrin para politikasına nasıl yansıyacağını yakından takip ediyor.
Uzmanlar temkinli iyimserliğini koruyor
Ekonomistler, enflasyonda önceki döneme göre gerileme yaşansa da fiyat seviyelerinin hâlâ yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Önümüzdeki dönemde enflasyonun kalıcı olarak düşürülebilmesi için sıkı para politikası, mali disiplin ve yapısal reformların önemini koruduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre yılın ikinci yarısında açıklanacak enflasyon, büyüme, cari açık ve istihdam verileri, Türkiye ekonomisinin 2026’nın geri kalanındaki performansına ilişkin daha net bir tablo ortaya koyacak.






