Gazze Şeridi’nde yaşayan Filistinliler, Ekim 2023’ten bu yana devam eden İsrail saldırılarının, Filistin tarihinde “Büyük Felaket” olarak anılan 1948 Nekbe süreciyle bile kıyaslanamayacak boyuta ulaştığını ifade ediyor. Yerlerinden edilen, çadırlarda yaşam mücadelesi veren ve temel ihtiyaçlara erişemeyen siviller, bugün Gazze’de yaşanan insani tablonun tarihte benzeri görülmemiş bir yıkım olduğunu söylüyor.
“Gazze tamamen yıkıldı”
Anadolu Ajansı’na konuşan Gazze sakinleri, saldırılar nedeniyle şehirlerin büyük bölümünün harabeye döndüğünü, insanların deniz kıyısına sıkıştığını ve sürekli ölüm korkusuyla yaşadığını anlattı. Beyt Hanunlu Abdulkerim Akl isimli Filistinli, “Gazze’deki Nekbe’nin benzeri dünyanın hiçbir yerinde yaşanmadı. Bu, 1948’le kıyas bile edilemez” ifadelerini kullandı.
Filistinliler; bombardımanlar, açlık, susuzluk, sağlık hizmetlerine erişim eksikliği ve zorunlu göç nedeniyle yaşananların artık sadece bir savaş değil, tüm toplumu hedef alan büyük bir insani yıkıma dönüştüğünü savunuyor. Özellikle çadırlarda yaşayan ailelerin kış aylarında soğuk ve yağmurla, yaz aylarında ise aşırı sıcakla mücadele ettiği belirtiliyor.
Nekbe ne anlama geliyor?
“Nekbe” kelimesi Arapçada “Büyük Felaket” anlamına geliyor. 1948’de İsrail devletinin kurulması sürecinde yüz binlerce Filistinli yaşadıkları topraklardan zorla göç ettirilmişti. Filistin kaynaklarına göre bu süreçte çok sayıda köy boşaltıldı, siviller hayatını kaybetti ve milyonlarca kişi mülteci konumuna düştü.
Bugün Gazze’de yaşayan birçok Filistinli aile, 1948’de yerlerinden edilen kişilerin çocukları veya torunları olarak dikkat çekiyor. Bu nedenle Gazze’de yaşanan son gelişmeler bölgede “ikinci Nekbe” olarak tanımlanıyor. Ancak birçok Filistinli, mevcut yıkımın geçmişte yaşananlardan daha ağır olduğunu dile getiriyor.
İnsani kriz derinleşiyor
Uluslararası kuruluşlar da Gazze’deki insani durumun kritik seviyeye ulaştığını belirtiyor. Bölgede altyapının büyük kısmının zarar gördüğü, sağlık sisteminin çöktüğü ve milyonlarca kişinin temel yaşam koşullarından mahrum kaldığı ifade ediliyor. Yardım kuruluşları ise kalıcı ateşkes ve insani yardım erişimi çağrılarını sürdürüyor.






